Anasayfaİletişim
  • Kemal Özer Kimdir?
  • Makaleler
  • Fotoğraflar
  • Videolar
  • Kitaplar
  • Programlar
Konya’da doğdu. Çeşitli basın yayın kuruluşlarında çalıştı. Bilişim firmalarında yöneticilik yaptı. Halen Yeni Söz Gazetesi’nin Genel yayın Yönetmenliği görevini yürüyor. Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi’nin Başkanı. Yayınlanmış 8 kitabı var. Yeni Söz’de ve çeşitli mecmualarda yazıyor. 2014 FETA ‘Emanet’ ödülüne layık görüldü.

‘Vaat-matik’: Kılıçdaroğlu

Makaleler16 Mayıs 2011 Pazartesi

Kılıçdaroğlu, ‘Kemal Bey, GDO yönetmeliği ile ilgili Danıştay’a açtığınız davanın neticesinden haberiniz var mı?’ deyince, ‘hayır’ dedim. ‘Danıştay yürütmeyi durdurma kararı verdi’ dedi.
O gün gıyabımızda verilen karardan haberimiz yoktu. Anlaşılan, karar bizden önce CHP’ye veya Kılıçdaroğlu’na gitmişti. Kararı bana fakslayacağını söylemesine rağmen yapmadı.
 
Delta & Pine şirketinin, Çukurova’daki GDO’lu pamuk ekimlerini görmemesi için bizim Tarım Bakanlığı görevlilerine, 2001-2007 arasında ‘rüşvet verdiği’ yönündeki Amerika makamlarınca yapılan tespitle ilgili suç duyurusunda bulunulmuştu.
 
Kılıçdaroğlu, 2010’un ilk günlerinde tekrar aradı. Bu kez de “Kemal bey, savcılık, suç duyurunuzla ilgili bugün kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş. Temyiz edecek misiniz?” dedi.
 
Fesübhanallah, yine karar suç duyurusunun sahibinden önce CHP’ye gitmiş...
 
Dava dosyasındaki belgelere, Tarım Bakanlığı’na yaptığı bilgi edinme müracaatının cevabını da ekleyen Kılıçdaroğlu, hükümet hakkında gensoru önergesi verdi. Ayrıntılar TBMM’nin 29 Nisan 2010 tarihli tutanaklarında mevcut.
 
GDO kullanımını legalize eden ‘Biyogüvenlik Tasarısı,’ TBMM gündeminde olduğundan görüşmelerimiz devam etti.
 
Bir defasında: “Kemal Bey, biliyorsunuz ki, geçtiğimiz aylarda Ak Parti, MHP ve CHP’li milletvekilleri ile TÜBİTAK mensupları bir süre önce ABD’ye götürülerek misafir edildi. Dönüşlerinde, GDO’nun sözde yararlarından söz ettiler. Üstelik partinizin temsilcisi de ikna edilmiş. Hatta komisyonlarda bu yasanın geciktiği bile söylendi” dediğimde “Biz Tohum Kanunu’na karşı olduğumuz gibi, GDO’ya da karşıyız ve ne gerekiyorsa yaparız” sözünü verdi.
 
Memnuniyet verici bu taahhüt üzerine, “İktidar bu yasayı çıkarmaya kararlı. Cumhurbaşkanı da onaylar. Bu durumda CHP mutlaka Anayasa Mahkemesi’ne gitmeli. Bir kararında, GDO konusunda Anayasa Mahkemesi güzel bir gerekçe yazarak karşı olduğunu ifade etmişti. Bu konuda da olumlu karar verebilir…” dediğimde de, “Merak etmeyin. Gereğini yaparız” dedi.
 
Tasarıya, sivil toplum örgütlerinin yanı sıra, o günün muhalefet partilerinden Saadet, BBP ve DSP’nden de tepki gelmişti. Bir süre sonra ‘Biyogüvenlik Tasarısı’ ABD ve Dünya Ticaret Örgütü’nün istediği doğrultuda mayınlarla dolu bir şekilde çıktı. Daha da dikkat çekici olanı, bu yasa, her konuda çatışan Ak Parti, MHP, CHP ve BDP’nin “kutsal ittifakı” ile çıkmıştı.
 
Henüz kaset vak’ası baş göstermemiş, Kılıçdaroğlu’da CHP’nin başına geçmiş değildi. Kemal Bey’e hemen her aramamızda ulaşıyoruz ya da o bize dönüyordu. Bunun üzerine, Kılıçdaroğlu ile tekrar görüşüyoruz.
 
Grup Başkanvekili olarak yine AYM’ne götürme sözünü yineliyor. Ama o günden sonra, ne bu sözünü yerine getirdi, ne de bir daha telefonumuza çıktı. Ardından olup bitenler herkesin malumu.
 
Bu süreçle ilgili üç nokta son derece önemli. İlki, mahkeme kararlarının davacıdan önce CHP’ye nasıl ulaştığı…
 
İkincisi, her konuda Anayasa Mahkemesi’ne giden CHP’nin, kürsel egemen güçlerce toplumun geleceğine döşenen bir mayın olmasına karşın, GDO konusunda AYM’ne gitmekten kaçınması… (Gerçi oy verdiği yasayı mahkemeye neden götürsün ki?)
 
Üçüncüsü ise bir kişiye verdiği sözü bile tutmayan bir siyasinin, halka verdiği sayısız vaat sağanağının altından nasıl kalkacağı…
 
Ayinesi varken lafın önemi yoksa, Kılıçdaroğlu’nun imkânsız olan iktidarında verdiği bu sözlerinin en basitini bile tutması beklenemez.
 
Zaten CHP’nin Seçim Beyannamesi’ne baktığımızda da, GDO konusunda tek bir cümle bile yok. Fakat “Hayvan hastalıklarını ortadan kaldıracağız” ve “Sözleşmeli tavuk üretimini düzene sokacağız” gibi hangi zaviyeden baksanız ‘komik’ vaatler var. Her vaadi böyleyse, vay bu partinin haline!
 
Bu konuda bizi arayanlardan biri de, DSP Başkan Yardımcısı Hasan Macid’di. Macid sözünde durmuş olmalı ki; DSP’nin beyannamesinde “GDO ve ürünlerinin tarım sektörümüz, insan, hayvan, bitki sağlığı ve genetik kaynaklarımız için tehdit olduğu bilinciyle ülkemizde üretimine izin verilmeyecek, ithalatı da sıkı denetimlere tabi olacaktır” taahhüdü yer alıyor.
 
Demek ki vaat etmek yetmiyor, sözünde de durmak gerek. Bana verdiği sözü tutmayan CHP’nin ‘vaat-matik’ lideri, ülkeye verdiği bunca sözü nasıl tutabilir?
 
www.twitter.com/ozerkemal
 

Bu makale Dünyaya Yeni Söz Gazetesi'nde 16.05.2011 tarihinde yayınlanmıştır.


İsim
Mail
Mesaj
Doğrulama: 60853
 

'Gülen Şeytanlar Tarihi' kitapçılarda
İyi Gıda Kötü Gıda
مكائد أبالسة الطعام Şeytan Ye Diyor'un Arapça baskısı çıktı
Şeytan Çıplak
Hangi Suyu İçmeli?
Ramazan Kitabı
Organ Nakli Hakkında Gizlenen Gerçekler
Yediklerimizin İçinde N(E) Var?
Müslüman'ın Diyeti
Şeytan Ye Diyor - İnsan Ne Yemeli Ne Yememeli?
Deccal Tabakta

2 Nisan 2018 Pazartesi

Kemal Özer TVNet'te 1 Nisan 2018


28 Mart 2018 Çarşamba

Kontv Düzlem'de konuştuk


Moral Fm'de: İyi gıda iyi gelecek

+ Devamı


TVNET Sağlık Raporu'ndayız

+ Devamı


Kontv'de Düzlem programının konuğuyuz

+ Devamı


TV24'de küresel tuzakları konuşuyoruz

+ Devamı


8 Ekim 2018 Ankara KAGEM Konferansı

+ Devamı


İFAM'da gençlerle buluştuk

+ Devamı


Ömer Öztürk Talebe Yurdunda konferans

+ Devamı


Ümraniye'de genç akademi - 2

+ Devamı