Anasayfaİletişim
  • Kemal Özer Kimdir?
  • Makaleler
  • Fotoğraflar
  • Videolar
  • Kitaplar
  • Programlar
Konya’da doğdu. Çeşitli basın yayın kuruluşlarında çalıştı. Bilişim firmalarında yöneticilik yaptı. Halen Yeni Söz Gazetesi’nin Genel yayın Yönetmenliği görevini yürüyor. Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi’nin Başkanı. Yayınlanmış 8 kitabı var. Yeni Söz’de ve çeşitli mecmualarda yazıyor. 2014 FETA ‘Emanet’ ödülüne layık görüldü.

Uğur getirmez bir koşu

Makaleler3 Ağustos 2014 Pazar

Son zamanların en çok satanlar listesinin başında Uğur Koşar’ın kitapları geliyor. Kendini “modern çağın aydınlanmış bilgesi(!)” olarak tanımlayan Uğur Koşar, Yaratan’ın kendisine “kendini bulma, izleme, derin bakma rahmeti verdiği”ni iddia ediyor.

Sıklıkla bizim ‘az’, batı toplumlarının ise daha ‘çok’ okuduğundan söz edilir. Bu tespitler ‘doğru!’
 
Okumak ama nasıl? İsterseniz soruyu şöyle soralım: Çok okuma adına herkes önüne geleni mi okumalı? Popüler eserler ve yazarları mı yahut akademik yayınları mı tercih etmeli?
 
Sizler neyi tercih edersiniz bilemem. Ama iyiyle-kötünün, hakla-batılın birbirine karıştığı günümüz dünyasında önüne geleni okumak yerine, ümmi kalmayı tercih edenlerdenim. Eserden daha öncelikli olan şey yazar ve seçtiği konulardır. Bu her zaman eserin önüne geçer ve geçmeli de.
 
Aklı karışık, maksadı ifsat olan, kirli bir amaca hizmet eden, metin içine tuzaklar kuran, bilinçaltına saldıran, ticareti ön plana almış eserleri asla okumam. Bunu fark ettiğim anda o yazarı ve yayınevini fişlerim. Eserine kanaatimi not ederim.
 
OKUMA SORUNU VE TÜRKİYE
 
Çivisi çıkarılan Türkçede ‘okumak ‘ kelimesi hem diplomalı cahiller için, hem de bilgi öğrenmeyi dert edinmiş kimseler için kullanılıyor. Bu sebepten işler/kavramlar birbirine karışıyor.
 
Devlet denilen müesseselerde rol alan bürokrat ve siyasetçilerin neredeyse tamamı üniversite mezunu, pek çoğu lisansüstü eğitimler yapmış kimseler. Okullarımızı üniversite mezunları idare ediyor. Üniversitelerimiz profesörlerle dolu. Güya bunlar ‘okuyan’larımız ama sonuç ortada!
 
Bir üniversite herhangi bir bölümünü bitirmiş iseniz artık kesin olarak ‘uzman’, bir üniversiteye kapak atmışsanız da, kesin ‘bilim’ adamısınızdır. Her şeyi “siz” bilirsiniz, hatta bilmediklerinizi de.
 
Kimsenin işine yaramayacak bir konuda doktora ve doçentlik tezi hazırladığınızda da size “profesör” derler. Sonrası kasıntı…
 
Bu eğitimli taifenin pek çoğunun bilmediği tek şey, bilmediğini bilmemek! İşin kötüsü bu komik hallerini de bilmezler.
 
Bir lisanın tahrif edilmesi, bir toplumun geçmişle bağını koparmakla kalmaz, aynı zamanda geleceğini yok eder. Bilgi ve zihin karmaşasına yol açar. Bilgi, ilim, bilim, irfan, hakikat, hak, hukuk, adalet, tasavvur kısaca her şey yok olur, birbirine girer. İyiyle kötü ayırt edilemez hâle gelir.
 
Üniversite mezunlarınınız, idarecileriniz ve kanunlarınız ümmilik ile cehaleti, bilgi ile diplomayı, tecrübe ile malumatfuruşluğu birbirine karıştırıyor ise, orada işler ehline teslim edilmez ve kitapların pek çoğu da hakikatten bahsetmez hâle geliverir.
 
Nasıl ki, yapılar mütekebbirleşmiş ve insanların çoğu buralarda hayat sürmeyi ‘adam olmak’ sanır hale gelmişse, okuyanların pek çoğu da tahrifkâr eserlere itibar eder hâle geliverirler.
 
Otogarlardan dinlenme tesislerine, kitap eklerindeki tanıtımlardan korsana kadar hemen her yerde satılan eserler pek ilgimi çekmese de, zaman zaman ‘insanlar hangi kitapları okur’ diye merak eder, kitap satış sitelerinin çok satanlarını incelerim.
 
Mesela son zamanların meşhur ve popüler sözde yazarlarının faidesizliği bir yana, zararlı uyduruk metinlerini okuyarak zamanımı çöpe atmam.
 
Bugün yayıncıların bir bölümü okurun zaafını çok iyi keşfettiği için, sipariş kitap yaptırıyor. A kişisi yazıyor, popüler kişinin adıyla basılıp, telif kırışılıyor. Hatta öyle ki, bir mesele dert edinilip, üzerinde çalışıldığı için değil, yazarın artan popülaritesinin ranta dönüştürülmesi için birkaç haftada uyduruk eserler raflarda boy gösterebiliyor.
 
Kurgulanmış adamlara kurgulanmış eserler kaleme aldırırlar. Kimileri ise batılı kavramları eleştirirmiş gibi yaparak, şer ve şer güçlerin propagandasını yaparlar. Biraz din, biraz milliyetçilik serpiştirerek güven vermek isterler. Biraz aşk, biraz müstehcenlik serpiştirerek zaaflardan yararlanırlar. Hakikati söylermiş gibi yapıp, vehim ve korkuları beslerler. Doğru yolu gösterirmiş gibi yapıp, tahrif ederler. Küfrü ve şeytanî yapıları olduğundan büyük ve yenilmezmiş gibi takdim ederler.
 
BU ‘UĞUR’ NEREYE ‘KOŞAR’?
 
Son zamanların en çok satanlar listesinin başında Uğur Koşar’ın kitapları geliyor. Kendini “modern çağın aydınlanmış bilgesi(!)” (Kendini Bilen Rabbi’ni Bilir s.21) olarak tanımlayan Uğur Koşar, Yaratan’ın kendisine “kendini bulma, izleme, derin bakma rahmeti verdiği”ni (s.26) iddia ediyor.
 
İsimleri bile en basit anlamda pazarlama kurgusu içeren ancak daha derin hedefleri olduğu sezilen Uğur Koşar’ın kitaplarını baştan sona okumak yerine, şöyle bir göz gezdirdiğinizde sahih anlamda okura vereceği hiçbir şeyinin olmadığını görürsünüz.
 
Bu tip kitapların riski sadece paranız ve zamanınızın boşa gitmesiyle sınırlı olsa keşke! Bu durumda bir daha almaz ve okumazsınız. Ama özellikle Koşar’ın kitapları mayın tarlası gibiler. Bu mayınlara siz basmasanız da birileri gelir basarda, maazallah inancını yitirebilir.
 
Eserlerinden noktası virgülüne dokunmadan birkaç bölümü iktibas edelim de, ne demek istediğimiz anlaşılsın.
 
Yaradan sana neden Hıristiyan oldun ya da neden Yahu­di oldun diye sormayacaktır. O sana neden benim yolumda olmadın diye soracaktır. Onun yolu sevgi yoludur. Çünkü O sevginin kaynağıdır ve unutma tüm mezheplerin, dinlerin yolları O'na uzanır. Şimdi bir çocuk Hıristiyan bir toplumda doğmuşsa o na­sıl Müslüman olsun? Allah senin yüreğindeki sevgiye bakar. Ayırım yapan zihindir.
 
Sana, sen bir Hıristiyan'sın derler, ona sen bir Müslüman'sın derler. Yaradan huzurunda herkes birdir, O herkesi eşit yaratmıştır, o halde bu ayrımı neden yapıyorsun? Sevgi gerçek dindir.
 
Yaradan namaz kılmanı ister ve namaz kılmaya izin veren Yaratıcı aynı zamanda meditasyonun doğmasına da izin vermiştir. Meditasyon Buda taralından ortaya çıkmış olabilir, fakat Yaradan izin vermeden bir ağacın yaprağı bile yerin­den nasıl oynasın?

Sence Yaradan namaz kılmanı ve meditasyon yapmanı neden istemiştir, buna neden izin vermiştir? Çünkü namaz kıldığında ya da meditasyon yaptığında zihinden arınırsın, içsel yolculuğuna doğru yolculuğa çıkmışsındır…” (Kendini Bilen Rabbi’ni Bilir s.142)
 
“Önemli olan se­nin öz niyetindir, sen Tanrı da desen yahut sen Allah da desen önemli olan kullandığın kelime değildir. Ben Allah diyorum, batı Tanrı diyebilir, doğu Yaradan di­yebilir. Tüm yollar O'na uzanır, sen Müslüman da olsan, sen Yahudi de olsan senin yolun O'na ulaşacaktır. Anlıyor musun? (Kendini Bilen Rabbi’ni Bilir s.224)
 
Daha fazla örnek vererek yazıyı uzatmaya gerek yok. Dinler arasında bir fark olmadığı iddia edilip, bir nevi deizm propagandası yapılıyor.
 
ÖZETLERSEK NE DİYOR UĞUR KOŞAR;
 
Bir: Tıpkı Kemalizm’in tozu dumana katıp, ezanı yasakladığı günlerde olduğu gibi, Allah’ın kendine verdiği benzersiz “Allah” ismi ile daha çok beşeri, sözde ilah ve putları ifade eden uydurulmuş “Tanrı” kelimesinin aynı şey olduğunu iddia ediyor.
 
İki: Dinlerarası diyalogcular ve masonların yaptığı gibi; Hıristiyan, Yahudi veya Müslüman olmanın önemli olmadığını iddia edip, tahrif edilmiş sözde dinler ile tertemiz sahih vahyi aynı kefeye koyuyor.
 
Üç: İlahi emir olan namaz kılmak ile meditasyon denilen uyduruk etkinliği aynı şeylermiş gibi göstermeye çalışıyor.
 
Dört: Müslüman anne babadan doğmamış kimselerin Müslüman olamayacağını, dahası Müslüman olmasına gerek olmadığına hükmediyor.
 
Beş: Kötülük ve zulümlere de Allah’ın izin verdiğini iddia edip, çaktırmadan kötülüklerin faturasını Allah’a kesiyor.
 
Bunlar sadece “Kendini Bilen Rabbi’ni Bilir” adlı kitabından birkaç örnek. Katliam bunlarla sınırlı değil, ama bu katliamlar daha fazla örneğe ihtiyaç duyurmayacak nitelikteler.
 
Uğur Koşar daha ne yapsın? Amacının anlaşılması için daha ne yazsın?
 
Sahi biz bu kadar açık tahrifatı bile anlayamıyor muyuz? Yoksa okumak için değil de, gösteriş için mi alıyoruz yüz binlerce kitabı(!)
 
Hadi okurlar kitapların adları, popülarite ve reklamlarından etkilendi diyelim. Ramazan boyu Beyazıt Kitap Fuarı’nda birçok yayınevi bu eserleri, neden kendi kitaplarının önünde tuttular?
 
Ey insanlar! Bu yazılanlar sehven yapılan bir şaşkınlık değil, aksine kasıtla yapılan bir tahrif... Şerre hizmet eden bu metinlere inanılsa, maazallah insan imanından olabilir.
 
Kalemşörler bu hususta neden sessizler? ‘Dindar medya’ bu adamları neden reklâm ediyor? Neden ekranlarına çıkarıyor?
 
Yazık değil mi bu millete?
 
Bu tür işe yaramaz şeyleri alıp, ‘Tevhid’in parçalanmasına daha ne kadar izin vereceğiz?
 
Daha ne kadar rastgele okuma yapacağız?
 
Ne zaman anlayacağız irfanî gelenekle, tahrif hareketlerinim arasındaki farkı?
 
Sahi ne zaman?







Bu sitedeki makaleler kaynak gösterilerek kullanılabilir.

BU MAKALE SONRASIN UĞUR KOŞAR KİTABININ 35. BASKISINDAN İLGİLİ BÖLÜMLERİ ÇIKARDI. ELİMİZDEKİ 15. ve 25. BASKILARDA YER ALAN İSLAM'I TAHRİF ETMEYE YÖNELİK METİNLERİN SADECE YAZIMIZA KONU EDİLEN 142 SAYFANIN ÇIKARILMASIYLA GÜYA OKURA KARŞI BİZİ ZOR DURUMDA BIRAKMAYA ÇALIŞIYOR. OYSA ESMA-ÜL HÜSNA İLE İLGİLİ ESERİ TÜMÜYLE ÇALINTI. İSTERSE BİR GÜN NEREDEN ÇALDIĞINI DA YAZARIZ. DİĞERLERİ İSE İFSATTAN BAŞKA BİR AMACI YOK METİNLERİ HER YERİ İSLAM İTİKADI AÇISINDAN PROPLEMLİ. TAVSİYEMİZ BAŞKASININ ELİNE GEÇMEMESİ İÇİN BU KİTAPLARI BULUNDURANLARIN YOK ETMESİDİR.

09.10.2016 KONUYLA İLGİLİ GELİŞME

Arda Akın / Hürriyet 

Forbes dergisine göre 2014’te, “Allah De Ötesini Bırak” kitabıyla 800 bin adetlik satış ve 1.7 milyon lira telif geliriyle Türkiye’nin en çok kazanan yazarı olan Koşar’ın eşi bankacı Gülsen Koşar, Büyükçekmece 2. Aile Mahkemesi’ndeki dava dilekçesinde, yaşadıklarını şöyle özetledi:




OKUNACAK KİTAPLAR
KANSER SAVAŞLARI
Robert N. Proctor
Paradigma Yayınları

İsim
Mail
Mesaj
Doğrulama: 4779474
 

Semra Aslan | 24.01.2016 21:58:38 Kitap konusunda en kötü tecrübem diyeceğim lakin tecrübenin iyisi kötüsü olmaz. Üzerimden kamyon geçmiş gibi hissediyorum kendimi 2 gündür. Düsündükce çıldırıyorum ya! Çakma yazar resmen 'Allah'a zikretmenize gerek yok, Allah'in buna ihtiyacı yok, Allah'a sesinizi duyurmanıza gerek yok, siz kendinize duyurun bunlari yeter' diyor. Ya sabir! Uçağa binip oraya gelip ağzını burnunu dağıtasım var resmen! O yüz bin adet kisiler arasinda bende varım. Artık 'maalesef' mi diyeyim yoksa 'iyi ki' mi diyeyim bilemedim. Her şeyden önce kitapların isimleri insanları can evinden vuruyor. Sonrasında kapaklar güzel tasarlanmış, göz alıcı. İnsanları ilk bakışta etkiliyor. Ve eminim bir çok insan benim gibi 'Dini kitap' diye niyet ederek almıştır. Bunu okumadım, diğerlerini okudum ve 'Kendini bilen Rabbini bilir' diye adlandırılmış olan kitapta uzaktan yakından İslam dini ile alakalı bir şey okuyamadım. Sayfamda da paylaşmıştım, inanın bana inceden inceye batı kültürü empoze ediliyor. Hani İslam dini hakkında yeterli bilgiye sahip olmasam yazılanlara inanacak dereceye gelmiştim belki de. Uğur Koşar'in aklından şüphe edecek derecedeyim şu an, hangi kafa ile yazmış bu kitapları bilmiyorum. Kitapları hakkındaki düşüncelerimi de sayfasına yazdım, ziyaretçi kısmında (silmediyse). Kitabı satın almayın ama kütüphaneye gidip okuyun, ne demek istediğimi anlayacaksınız. Din tüccarları diyorum, başka da bir şey demiyorum! Gerçekten çok yazık!
Şunu da söyleyim içimde kalmasın; Bu devirde insanlarımızın çoğu hasta, çoğu bunalımda, çoğu mutsuz, çoğu huzursuz... Kitaplarında sürekli şundan bahsediyor 'benim kitabimi hastanelere, hapishanelere, hastalara hediye edenler varmış, sağolsunlar' gibisinden insanlari psikolojikmen etkiliyor ve kitaplari okuyan herkes bir hasta yakınına veya diğer saydığım durumlarda olanlara kitaplari hediye ediyorlar. Bu sekilde kitap bu kadar çok satti. Herkesi oyuna getirdi resmen frown ifade simgesi Ugur Koşar çok uyanık davrandı, seytanin avukati midir nedir? Dinle alakasi yok ama insan psikolojisini iyi çözmüş, nerden nasil yakalayacağının projesini iyi çizmis. O kadar yanlis bilginin vebalini diger tarafta nasıl ödeyecek bu ya? Din bu din; İslam dini! Benim gibi bir insani kusacak dereceye getirdiyse, artik ne deyim?(abi ben yurtdisindan yaziyorum, Türkçe'mi düzeltirseniz sevinirim)

Semra Aslan | 24.01.2016 21:59:07 Kitap incelemem; Uğur Koşar'ın kitaplarını şuana kadar büyük bir ilgi ile okudum, (kitapların isimleri ilgimi çektigi için) ta ki 'Kendini Bilen Rabb'ini Bilir' kitabını okuyana dek.. Kitabın içerliği dine dair gibi görülse de, inceden inceye batı kültürünün empoze edilmeye çalışıldığını fark ettim.. Kitapta 'bilgi adeta şeytanın oyunudur, zihninizi bunlarla kirletmeyin' gibisinden cümlelere denk geldim. Üstü kapalı kişisel gelişim kitaplarının aslında birer hiç olduklarından bahsetmiş. Uzmanlar, psikologlar ve buna benzer dallardakilerin para sömürenler olduğunu dile getirmiş. 'Hepsi yalan, ben gerçek' diyor. Tamamen çelişki içeren bir kitap. Islam dini hakkinda bilgisi olmayan insanlarimiz çok kolay Ugur Kosar'in kitaplarinda ki saçmaliklarina inanabilir!! Din tüccarligindan baska birsey degil, yazik yazik!!

kubra | 11.11.2015 02:06:13 her kitabi okuyanlari uyariyorum ama bir kez okuyan benim dedigime fazla inanmak istemiyor arastir anlarsin desemde inanmak istemiyorlar iste bu cok üzücü insani nasil etki altinda birakiyor hayret ediyorum

yeliz | 01.11.2015 00:22:01 Allah razi olsun sizden

İsmail | 17.10.2015 01:12:54 Kitabın adı bile slogan! kafalarda sadece adı kalsa bile sıkıntı. bir kitabın bukadar reklam edilmesindeki destek parasal ve siyasi gücün ucunun yurtdışına uzandığını gösteriyor sanki. tabi ne ilk ne son olacak

adem | 25.06.2015 18:53:39 Allah razı olsun. ismine bakıpta kitap almamak lazım demekki. hep yayınevine bakardım eleme yapmak için ve bazı yazarlara. bu da o listeye eklendi.

Ahmet Kurtoğlu | 29.04.2015 13:09:29 OSHO'nun üslubu ve bilgilerini (ç)alarak yazmış kitaplarını ama Osho Allah, tanrı, din diyerek insanları kandırmıyordu. Madem 'deist' bir çizgidesin sevgili Uğur Koşar ona göre kitap isimleri koyup ona göre yaz yazılarını.

Asiye | 03.04.2015 13:05:35 Bu adamın bir kitabını bana önerenler oldu diye almıştım. Daha okuduğum ilk sayfalarda Sözlerin temelsiz, basma kalıp ve içi boş olduğunu anlayıp bırakmıştım okumayı. Sizin bu yazınızı görünce de isabetli karar verdiğimi anladım. Allah sizden Razı olur inşallah!

Yasemin | 06.03.2015 00:39:41 Bende bu kitabı okumuştum ve bu açıdan hiç düşünmemiştim uyandirdiginiz için teşekkür ederim

Ahmet Sönmez | 24.02.2015 17:18:24 Kemal bey, kitabı almadan önce bir araştırmak istedim. Tevafuk olarak sizin bu güzel yazınıza denk geldim. Allah razı olsun.

şeyma | 09.12.2014 16:27:43 Hocam yazınız oldukça aydınlatıcı olmuş,ben kitaplarını okumuyordum ama facede beğendiğim bi sayfaydı, derhal vazgeçiyorum
Bu vesileyle sizde bize okunacak veya okunmasını tavsiye ettiğiniz kitapları tavsiye eder misiniz?

büşra | 18.11.2014 13:10:30 kanım dondu kitabı yeni bitirdim hep çalıntı hikayeler gerçekten tespitiniz güzel uyardıgınız için teşekkürler...

faruk | 31.10.2014 01:49:25 Tanıdığım bir abi bu yazarın kitabı hakkında soru sormuştu. İnternette yaptığım kısa bir araştırma neticesinde kitabın konularını da inceleyerek sakıncalı bulmamıştım. Bana danışan abiye de sıkıntılı bir kitap olmadığını, dini ve tasavvufi konular içerdiğinden okumasında bir mahsurun olmadığını belirtmiştim. Ancak Kemal Özer'in makalesini okuyunca kitabın gerçek yüzüne vakıf oldum. Makaleyi okuduktan sonra bana danışan abiyi arayarak derhal o kitaplardan kurtulması gerektiğini hatırlattım. İslam düşmanları gece-gündüz dinimizi tarif etmeye çalışırken Kemal bey gibi ayık mü'min kardeşlerimizin olması bizim için büyük bir değerdir. Rabbim kalemine tesir halk etsin ve emsallerini toplumumuzda artırsın inşallah. Amin

serdar uçar | 19.10.2014 19:42:17 Yüce Allah tüm müslümanları ahir zamanın, süfyanın ve deccalin fitnelerinden korusun.Amin.

Aysenur | 26.08.2014 22:38:55 Yazıyı açınca bayağı bir şaşırdım. Trt'nin sabah programında birinde görmüştüm bu yazarı hatta kitaplarını almayı planlamıştım. Ama artık hayatta almam doğrusu. Bu tür dini kitaplarda bile böyla kirli oyunlar oynanıyor olması insanın içini titretiyor.

Süleyman | 09.08.2014 00:27:01 Yazınızı doğruluş.com'da okudum. Tesbitlerinize katılıyorum ve uyarılarınız için teşekkür ediyorum.

Abdullah | 07.08.2014 17:31:25 Çok önemli bi konuydu, herkezin elinde itikadı bozuk bu vatandaşın kitapları geziyor Allah razı olsun.

Duygu | 06.08.2014 11:56:04 Yazdıklarınızı okuyunca inanılmaz şaşırdım. Ben kendisini hiç böyle bilmezdim. Bir daha kitaplarını elime dahi almayacagim. Allah sizden razı olsun.

Esra | 05.08.2014 11:33:49 Merhabalar Kemal Bey,
Kime ait olduğunu bilmediğim ama çok sevdiğim bir söz var 'Herkesin elindeki kitap pis kitaptır.' Bence çok satan kişisel gelişim kitapları için tarif edilemez doğrulukta bir söz. Bu sebeple Uğur Koşar'ın kitabını almadım ve okumadım. Param, zamanın ve emeğim ziyan olmasın. Şimdi asıl korkum mükemmel dinimiz İslâm'ın da bu tür kitaplara alet edilmesi. Elbette bu dini Allah koruyor, biz istesek de bozamayız ama 'İslâmi Kişisel Kitapları' her ortamda kötülemek din için güzel bir davranış diye düşünüyorum. Hoşça kalın...

fatma kara | 04.08.2014 18:58:10 çok güzel bir yazı olmuş kaleminize sağlık... Uğur Koşar'ın ilk kitabını okuduğumda herkesin aksine hiç beğenmemiş ve uslubunda sürekli söylediği tevazuun ötesinde bir kibir hissetmiştim ve diğer kitaplarını okumadım herkesede almamalarını zaman kayb olduğunu söyledim... bu kadar zararlı olduklarını açıkcası bilmiyordum...uyarınız için teşekkürler!

Mehmet Emin Defne | 04.08.2014 18:58:10 Az ama kaliteli okuma yapmak çok ve boş okumaktan iyidir. Çok önemli bir konuya parmak basmışsın ve uyarmışsın, Allah(c.c.) razı olsun Kemal abi. Konu hakkında, bu satırları okuyanlar için benim de üç kitap tavsiyem olacak sizin aracılığınızla:
1-(merhum)Ahmed Davudoğlu Hoca - Din Tahrifçileri
2- Mehmet Oruç - Dinlerarası Diyalog Tuzağı ve Dinde Reform
3- Kadir Mısıroğlu - Tarihten Günümüze Tahrif Hareketleri(3 cilt)
Allah(c.c.)'ın selamı ve inayeti üzerimize olsun inşaAllah!

cemile barışan | 04.08.2014 12:09:26 'ilimle imtihan, sabırla imtihandan zordur' diye boşuna denilmemiş..! yine önemli bir konu, kaleminize sağlık!

ama şunu belirtmekte de fayda var ek olarak; özellikle bu tür yaygın virüslere karşı ilimsiz de olmuyor işte: ümmilik ve diplomalı cehaletle ilgili fikirlerinize aslen katılsam da, böylesi bir ortamda işin derinini soruşturup hakikatle ilgilenen insan da yine ancak ilimle gerçeğe gidecektir, 'kimsenin işine yaramayacak bir konuda doktora ve doçentlik tezi' görüşünüze katılmamız mümkün değil maalesef. ilk bakışta işe yaramaz gibi görünen birçok eserin, uzun vadede ciddi bir literatür oluşturmak açısından ne kadar önemli olduğunu ve devasa literatürü ile karşımıza çıkan -ve bununla genç zihinlere kompleks aşılayan- batının kültür emperyalizminin karşısında böylesi bir literatürün önemini, ayrıca bu tür eserlerde kimilerinin de sadra şifa detay bilgiler içerebildiğini göz önüne alırsanız ne demek istediğimi anlarsınız, hani derler ya felsefede, 'evren boşluk kabul etmez' diye... bir kültür ve medeniyet savaşı meselesi ile ilgili o akademik eserlerin oluşumu...

ayrıca popüler kültür zehri acayip bir salgın yaratmış bu toplumda; dediğiniz gibi, marketlerde, dinlenme tesislerinde bile bir 'Allah de ötesini bırak' kitap adı oldukça dikkat çekici mesela, o zehre sırtınızı dönseniz bile. ilk bakışta çok ihlaslı görünen bir başlık bu, bizim de gözümüze çarpmıştı birkaç kez, ama anlaşılan new age hastalıklarına tutulmuş isimler bunlar...'sevgi sevgi' 'cennet cennet' der dururlar, ama dünya hayatında görülen haksızlıklara karşı adalet talebiyle bağıran birçok insanın cehenneme nasılsa inanamaması kadar absürd durumlar...! celal de cemal de Allahtan, ikisi de 'sevgi' ile alakalı halbuki...

Sevda | 04.08.2014 12:06:59 Ferrarisini satan bilgelerin güya islami versiyonları! Ibadetsiz, sadece içindeki sevgi her şeye bedel diyenler okunuyor ve takip ediliyor ne çare ki. Mistik dinleri allayıp pullayıp islam diye satıyorlar ve alıcısı da bu tip sırlı gizemli hikayeleri pek bir seviyor. Hak geldi ama batıl bitmiyor. Tüm bunlara inat Kur'an'i bir nesil de geliyor inşaallah. Dile getirdiniz,çok ta iyi ettiniz Rabbim razı olsun.
Bu arada Hilmi beyi de aldığı karar için tebrik etmek isterim.Din tahrifçilerine hep birlikte herkes gücünce izin vermeyeceğiz inşaallah. Selam ve dualarımla.

Alpaslan ÇELİKTAŞ | 03.08.2014 23:18:13 bu kişi, parelelin malum kişisi, ithal malı cumhurbaşkanı adayı ve diğerleri hepsi bu ülkenin düşmanlarının gönüllü uşaklarıdır

savaş | 03.08.2014 15:43:45 Bizleri bilğilendirdiğiniz için Allah razı olsun, kaleminiz dert görmesin hocam.

burak | 03.08.2014 14:36:01 meselenin ucu kendi nefsine dokununca anlar bu gibi şahıslar; elinden zorla tutacan, arkadaşı sevgi adı altında 'Gay Club''a emanet edicen, çıkışta en koyu selefi bu olur :D

Sevda | 03.08.2014 14:34:18 Ferrarisini satan bilgelerin güya islami versiyonları! Ibadetsiz, sadece içindeki sevgi her şeye bedel diyenler okunuyor ve takip ediliyor ne çare ki. Mistik dinleri allayıp pullayıp islam diye satıyorlar ve alıcısı da bu tip sırlı gizemli hikayeleri pek bir seviyor. Hak geldi ama batıl bitmiyor. Tüm bunlara inat Kur'an'i bir nesil de geliyor inşaallah. Dile getirdiniz, çok ta iyi ettiniz Rabbim razı olsun.
Bu arada Hilmi beyi de aldığı karar için tebrik etmek isterim. Din tahrifçilerine hep birlikte herkes gücünce izin vermeyeceğiz inşaallah. Selam ve dualarımla.

hatice Özekmekci | 03.08.2014 14:34:18 Umursamayan bir toplumuz. İlahiyat prof.'u eski ahit (tevrat) okunmadan kur'an anlaşılamaz diyor, bir diğer prof.= Rasulullah'ın s.a.v. resmi vatikan'da diyor. Dini camia'mız ecnebi tarafından ele geçirilmiştir. Teşebbüsünüz toplumumuzda gereken alâkayı göremeyecektir. Halkın dikkatini çekecek tavrı biz de arıyoruz .

Halis | 03.08.2014 11:16:22 Şükür ki sizin gibi namuslu vicdanlı yorumcularımız var. Bu milleti itikaden bozmak için elinden gelen tüm ihanetlerleri yapanların bir gün bunun bedelini öderler..

EA | 03.08.2014 02:23:42 Allah razı olsun

halil | 03.08.2014 02:07:27 ahmet hulusi gibi kuantum felsefesi sapkınları bunlar.

emre | 03.08.2014 01:47:36 Kemal bey, bir ara oldukça rağbet görmüş, Amerikan menşeili kişisel gelişim kitapları yerlerini İslam menşei görünümlü, Kur'an ayetleriyle (hangi meal olduğu belli olmayan) süslenmiş, beylik sözlerle alıcılığı artırılmış yüzlerce kitaba bıraktı. İşaret ettiğiniz konu çok çok önemli. Ümmilik okumuş cahillikten yeğdir. İnşallah sesiniz bu işin ciddiyetini anlayacak topluluklara ulaşır.

hilmi | 03.08.2014 01:16:24 selamün aleyküm hocam.
ben antalyada kitap kırtasiye dükkanı olan bir esnafım.yazınızı okudum çok istifade ettim allah razı olsun. ben bu kişiliksizin kitaplarını satıyordum. bu yazınızdan sonra toplayıp hepsini iade edeceğim.Yazınız için teşekkür ederim.

'Gülen Şeytanlar Tarihi' kitapçılarda
İyi Gıda Kötü Gıda
مكائد أبالسة الطعام Şeytan Ye Diyor'un Arapça baskısı çıktı
Şeytan Çıplak
Hangi Suyu İçmeli?
Ramazan Kitabı
Organ Nakli Hakkında Gizlenen Gerçekler
Yediklerimizin İçinde N(E) Var?
Müslüman'ın Diyeti
Şeytan Ye Diyor - İnsan Ne Yemeli Ne Yememeli?
Deccal Tabakta

2 Nisan 2018 Pazartesi

Kemal Özer TVNet'te 1 Nisan 2018


28 Mart 2018 Çarşamba

Kontv Düzlem'de konuştuk


Moral Fm'de: İyi gıda iyi gelecek

+ Devamı


TVNET Sağlık Raporu'ndayız

+ Devamı


Kontv'de Düzlem programının konuğuyuz

+ Devamı


TV24'de küresel tuzakları konuşuyoruz

+ Devamı


8 Ekim 2018 Ankara KAGEM Konferansı

+ Devamı


İFAM'da gençlerle buluştuk

+ Devamı


Ömer Öztürk Talebe Yurdunda konferans

+ Devamı


Ümraniye'de genç akademi - 2

+ Devamı