Anasayfaİletişim
  • Kemal Özer Kimdir?
  • Makaleler
  • Fotoğraflar
  • Videolar
  • Kitaplar
  • Programlar
Konya’da doğdu. Çeşitli basın yayın kuruluşlarında çalıştı. Bilişim firmalarında yöneticilik yaptı. Halen Yeni Söz Gazetesi’nin Genel yayın Yönetmenliği görevini yürüyor. Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi’nin Başkanı. Yayınlanmış 8 kitabı var. Yeni Söz’de ve çeşitli mecmualarda yazıyor. 2014 FETA ‘Emanet’ ödülüne layık görüldü.

Şeytan Ye Diyor?

Hakkında Yazılanlar23 Eylül 2011 Cuma

Eylül 2011 sayısını 'Gıda Dosyası'na ayıran Yeşilay Dergisi Şeytan Ye Diyor'un da kritiğini yayınladı. İşte İlahiyat Fakültesi'nden Esra Önal'ın dergide yer alan tanıtım yazısı...

Esra Önal*
 
Kemal Özerin, Hayykitap'tan çıkan, 399 sayfalık "Şeytan Ye Diyor!" kitabı, "insan ne yemeli, ne yememeli?" sorusunun cevabını verirken, "ne yiyeceğimizi şaşırdık” diyenlere de tavsiyelerde bulunuyor.
 
Yazar, çağın hastalığı olan kanserin nedenlerine değinirken maddi kanserin de manevi kanserin de ana nedeninin mideye olan düşkünlük olduğunu söylüyor.
 
Yazar, günümüzde hastane sayısının sürekli artıp hastalıkla­rın bir türlü azalmamasını, açık bir dille eleştiriyor; “Artan yatak kapasitesi ve hastane sayısıyla övü­nen bir siyaset mekanizmasına sahip ol­mamız, karşı karşıya kaldığımız paradoksal yapının en açık göstergesidir.” Hastalıkların bu kadar çeşitli ve yaygın olmasına çözüm bulunmak istenmiyor, bazı kurum ve kuru­luşlar gıda denetleme adı altında insanlara zehir sunuyor ve devletimiz de bunlara göz yumuyor.
 
GDO’lu ürünlerin ülkemizde ya­sak olmaması, ithal edilen ürünlerin tam kontrol edilmemesi gibi birçok örnek, in­san sağlığını tehdit ediyor.
 
2009 yılından itibaren Türkiye ve daha pekçok ülkenin dâhil olduğu Dünya Ticaret Örgütü’nün küresel sermayenin çıkarlarına hizmet ettiğini ve üye ülkeleri de buna zorladığına dikkat çeken Kemal Özer uy­mamayı eleştiriyor: "Bu yüzden gıdaların sağlıklı olup olmadığından ziyade kodekse uygun olup olmadığına bakılır. Uluslararası Gıda Komisyonu 1997’de Müslümanlara yönelik 'Helal Yönergesi’ yayımlamak­tı da geri kalmam ıştır."
 
Şeytan Ye Diyor’u okurken karşılaştığınız tüyler ürpertici gerçekler karşısında kitabı elinizden bırakamayacak ve yeme kanlığınız kesinlikle değişecek!
 
Mesela yazar kitabında, Kanada Calgory Üniversitesinden Prof. Charlane Elliott li­gindeki bir ekibin yaptığı araştırmaya yer veriyor. Söz konusu araştırma, 2008 yılında ekmek ve meşrubat dışındaki gıdaların sadece yüzde 11’inde uygun seviyede besin değeri­ne rastlandığını söylüyor. Bu demek oluyor ki yediklerimizin çoğu uygun besin değeri taşımıyor ve sağlığımızı ciddî anlamda tehdit ediyor!
 
Başka bir çarpıcı örnek ise İngiltere Parlamentosu’nda yaşanıyor. İngiliz milletvekili Richard Taylor, insan sağlığı için belirli zararları olan gıdaların üzerine, siga­rada olduğu gibi, "sağlığa zararlıdır” ibaresinin konulmasını öneriyor. Öneri, Mc Donald's, Pepsı, Kellogs, Schweppes ve Cadbury gibi küresel firmaların sert tepkisine neden oluyor.
 
Kemal Özer, İnsan sağlığının devletlerce umursanmadığını bir bir örnekleri ile anlatıyor. Genetiği değiştirilmiş organiz­malar üzerinde ne gibi oyunlar oynandığına, insan sağlığı­nın bu yolla nasıl tehlikeye atıldığına okuyarak şahit oluyo­ruz. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesinin dünyada 1 milyar 20 milyon kişinin aç olduğu ve her 5 kişiden birinin açlığa mahkûm edildiği gerekçesi ile genetiği değiştirilmiş organiz­maları (GDO) olumlaması da, üzerinde uzun uzun düşünül­meyi hak eden konulardan biri olarak görünüyor. Bu gerekçe, insan sağlığına zararlı GDO'lu ürün ekiminin açlığa çözüm olacağı iddialarını güçlendirmek adına kullanılmakta ve şir­ket tarımının yaygınlaştırılması istenmekte. Böylece gıdaları normal surelerinden daha hızlı elde edip sağlığımızı etkile­mesine göz yumup, maalesef "çok üretim çok para” mantı­ğıyla hareket ediliyor. Yazar, bu küresel oyunu şu sözleri ile deşifre ediyor: "Kapitalizmin en önemli öğretilerinden biri zaman kavramıdır. İster ki; Tüm tabii süreçleri atlayarak en kısa zamanda üretsin ve de bu ürün mümkünse sonsuza dek bozulmadan rafta durabilsin. Lakin bu arzu fıtrat yasalarına ve de fizik kurallarına aykırı."
 
Gıdaya dair birçok bilinmeyen gerçeği deşifre eden yazar ayrıca, gıdaların he­lal ya da haram olup olmadığı hususla­rını da irdeliyor. Helal sertifikası verilen ürünlerin gerçekten helal olup olmadığı sorusuna cevap arıyor. Mesela, "domuz yağı ve katkıları yoktur" ibaresinin içi­mizi rahatlatması bir yana, sığır jelâtini içerdiği için üzerinde daha fazla düşün­memiz gerektiğini ifade ediyor. Diğer yandan "tavuk" diye satılan ürünlerin gerçekten tavuk mu sorusunu soruyor ve bizlere de sorduruyor. Endüstriyel sektörde 40 gramlık civciv, geçmişte 6 ayda 1 kilograma ulaşabiliyorken, bu­gün sadece 42 günde 2-2,5 kilograma ulaşıyor. Tavukların doğal ortamların­dan alınıp fabrikalarda antibiyotiklerle ve katkı maddeli yemlerle besleyerek hem büyük görünmelerini hem çabuk üretime geçilmesinin sağlanmasını hem o tavuklara hem de tüketicilere yapılmış bir işkence olarak değerlendiriyor.
 
İnsanoğlunun açgözlülü­ğünü ise Amerikan Yerlilerinin Şefi Seattle’in çok anlamlı ve yerinde sözüyle özetliyor: "En son nehir kuruduğunda, en son ağaç kesildiğinde, en son balık tutulduğunda beyaz adam paranın yenecek bir şey olmadığım anlayacak." Arılar, balıklar, hayat kaynağımız su ve daha neler neler...
 
Çoğu gıda üzerinde oynanan oyunları ve sağlığımızın nasıl tehlikeye düşürüldüğünü anlatırken yazar, alternatif beslen­me yollan hakkında da bilgiler veriyor.
 
Pek çok yemek tarifi­nin yer aldığı özel bölümde, evde nasıl yoğurt yapacağımızın bile tarifi verilmiş.
 
Kitabı okumaya başladığınız ilk anda eminim siz de çayınıza kattığınız fabrikasyon beyaz rafine şekeri kesmekle başlaya­caksınız. Ve okudukça daha nelerden vazgeçebileceğinize ise siz bile inanamayacaksınız!
 
*İstanbul İlahiyat Fakültesi / Yeşilay Dergisi'nin 932. sayısı (Eylül 2011)



Yeşilay'a ve Esra Önal'a gösterdikleri ilgiden dolayı teşekkür ederiz.

Kitap hakkında ayrıntılı bilgi için tıklayınız


İsim
Mail
Mesaj
Doğrulama: 4403110
 

feyza | 23.09.2013 14:44:48 Umraniye/Camlica da vardir degil mi bu kitap. Ayrica tesekkurlerimzi arz ederiz ,boyle bir kitap cikardiginiza (Biz tedeşkkür ederiz. NT; D&R mağazaları ve birçok kitapçıda var.)

'Gülen Şeytanlar Tarihi' kitapçılarda
İyi Gıda Kötü Gıda
مكائد أبالسة الطعام Şeytan Ye Diyor'un Arapça baskısı çıktı
Şeytan Çıplak
Hangi Suyu İçmeli?
Ramazan Kitabı
Organ Nakli Hakkında Gizlenen Gerçekler
Yediklerimizin İçinde N(E) Var?
Müslüman'ın Diyeti
Şeytan Ye Diyor - İnsan Ne Yemeli Ne Yememeli?
Deccal Tabakta

2 Nisan 2018 Pazartesi

Kemal Özer TVNet'te 1 Nisan 2018


28 Mart 2018 Çarşamba

Kontv Düzlem'de konuştuk


Moral Fm'de: İyi gıda iyi gelecek

+ Devamı


TVNET Sağlık Raporu'ndayız

+ Devamı


Kontv'de Düzlem programının konuğuyuz

+ Devamı


TV24'de küresel tuzakları konuşuyoruz

+ Devamı


8 Ekim 2018 Ankara KAGEM Konferansı

+ Devamı


İFAM'da gençlerle buluştuk

+ Devamı


Ömer Öztürk Talebe Yurdunda konferans

+ Devamı


Ümraniye'de genç akademi - 2

+ Devamı