Anasayfaİletişim
  • Kemal Özer Kimdir?
  • Makaleler
  • Fotoğraflar
  • Videolar
  • Kitaplar
  • Programlar
Konya’da doğdu. Çeşitli basın yayın kuruluşlarında çalıştı. Bilişim firmalarında yöneticilik yaptı. Halen Yeni Söz Gazetesi’nin Genel yayın Yönetmenliği görevini yürüyor. Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi’nin Başkanı. Yayınlanmış 8 kitabı var. Yeni Söz’de ve çeşitli mecmualarda yazıyor. 2014 FETA ‘Emanet’ ödülüne layık görüldü.

‘Seni tuzlayan senden beter olsun’

Makaleler9 Ocak 2013 Çarşamba

İnsan dünyaya geldiği anda tuzlarlardı eskiden. Şimdiki nesil çok şey bildiği(!) için tuzlamaz çocukları. Bu bilgiçliği yüzünden hikmeti, dolayısıyla sağlığını kaybetti.

Yine eskiden köylerde geveze olan çocuklar için ‘seni tuzlayan şöyle olsun’ diye beddua bile yapılırdı.
 
Bu yazıda ‘tuzun zararları’ndan falan bahsetmeyeceğim. Çünkü bu cümle tümüyle yanlış! Zararlı olan tuz değil, modern insanın kendisi.
 
Sağlık Bakanlığı geçtiğimiz yıl her zaman yaptığı gibi bir yanlış adım daha attı ve lokantalardaki tuzlukları kaldırttı. Onlara sorsanız iyi bir şey yaptılar. Oysa yaptıkları, bir şey yapıyormuş gibi gözükmekten ibaret.
 
Çok mu eleştiriyoruz? Çok mu acımasızız?
 
Bu konuda kararınızı vermeden önce, olup bitene bir bakalım sonra verirsiniz hükmünüzü.
 
Tuz, Allah-ü Teâlâ’nın en büyük nimetlerinden biri. Onsuz bir hayat mümkün değil.
 
Bilim ve endüstri, metalaştırmak için H2O’ya indirger suyu. Yine aynı endüstri ve bilim, tuzu da ‘NaCl’ yani ‘sodyum klorür’e indirger. Böyle yaparak bu maddeleri basite indirgeyip, sıradanlaştırır.
 
Oysa bir tuz kristali insan bedeni için gerekli olan 84 minerali ve eser elementi barındırır içinde. Oranları da tam vücudun ihtiyacı nisbetinde.
 
Köylüler bilir, Yüce Yaratıcı dağlara belirli aralıklarla kaya tuzları serpiştirmiştir. Dağda dolaşan veya merada otlayan hayvanlar bu taşları yalayarak tuz ihtiyaçlarını giderirler. Köylü çobanlar sağılmayan hayvanları her Cuma günü öğleye doğru bir su kenarına getirirdi. Bu sayede çoban Cuma namazını kılar, sahipleri hem hayvanlarını fiziki kontrolden geçirir, hem de tuz yedirirlerdi.
 
Tuzsuz bir yaşam imkânsız mı? Elbette öyle!
 
Şimdiki yediklerimiz tuz mu? Elbette hayır!
 
Peki, ne yiyoruz? Pek tabiî ki siyanür!
 
Şaka yapmıyorum, resmen ‘siyanür’ yediriyorlar.
 
Tuz kaynakları çeşitli nedenlerle kirlenerek tuzun yapısı bozulabilir veya kirlenebilir. Tuzlarımızın çoğunda bunlarda var olabilir. Tek tek kaynak analizi yapmak gerek. Fakat biz bundan değil, insan eliyle eklenen siyanürden söz ediyoruz.
 
İyi ama insan tuza neden siyanür ekler? Devleti hazretleri buna izin verir mi?
 
Önce devletten başlayalım.
 
Tarım Bakanlığı 31.12.2008 tarihli ve 27097 sayılı resmi gazetede 2008/69 numaralı ‘Renklendiriciler Ve Tatlandırıcılar Dışındaki Gıda Katkı Maddeleri Tebliği’ adlı bir mevzuat yayınlar. Bu tebliğin ekinde şu tabloya yer veriliyor:
 
E 535 Sodyum ferrosiyanür
E 536 Potasyum ferrosiyanür
E 538 Kalsiyum ferrosiyanür
Tuz ve tuz yerine geçen maddelere
20 mg/kg
Susuz potasyum ferrosiyanür cinsinden tek başına veya birlikte
 
Aynı bakanlık  resmi gazetenin 29.12.2011 tarih ve 28157sayılı nüshasında 1 Ocak 2013’den itibaren geçerli ‘Türk Gıda Kodeksi Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliği’ yayınladı. Bu tablo yeni yönetmelikte de aynen yer aldı.
 
Üretici mevzuatın yani devletin izniyle ürettiği sofra tuzunun her 1 kg’na 20 mg kadar; E535’, E536 veya E538’den yani Sodyum, potasyum veya kalsiyumun siyanür’ünden ekleyebilir.
 
Sakın ekliyor olmasınlar?
 
Tamda korktuğunuz gibi. Hangi tuz markasına el atsanız, E536’nın eklendiğini görüyorsunuz. İnanmayan bir markete girip tuzların etiketini okusun. Bizim eve bu tür kanserojen tuzların girmesi yasak olduğu için, dün bazı marketlere gidip birçok markadan 1 kg’lık numune satın aldım. Hepsinin etiketinde E536 mevcut. Ancak ilginçtir, isimleri mevzuatta ifade edildiği gibi yazılmamış.
 
Mesela bir marka ‘Silisyum dioksit E536 yazmış’, diğeri ‘topaklanmayı önleyici madde E536’ yazmış. Diğer bir marka ise topaklanmayı önleyici madde E536 yazmış, ama önüne ‘20 mg/kg’ ibaresi eklemiş.
 
Bu madde nedir?
 
Potasyum/Sodyum/Kalsiyum ferrosiyanürler, ileri derecede toksik/zehirli bir maddedirler. Bu zehir; asitler ve oksitleyici maddelerle reaksiyona girerek parçalanır ve yine üst düzey toksik bir madde olan Hidrojen Siyanüre (HCN) dönüşürler.  Bu sayede kanın oksijen taşıma miktarını azaltırlar.
 
E535 Sodyum Ferrosiyanür, E524 Sodyum Hidroksit’ten,
E536 Potasyum Ferrosiyanür, E525 Potasyum Hidroksit’ten,
E538 Kalsiyum Ferrosiyanür, E526 Kalsiyum Hidroksit’ten elde edilir.
 
Çok farklı amaçlarla farklı ürünlerde kullanılan bu toksik/zehirli maddelerin ağız, boğaz ve midede yanmalarına, gırtlak zedelenmesine, iç kanamalara, baş dönmesine, alerjik reaksiyonlara hatta beyin kanamalarına bile yol açtığı biliniyor. Özellikle bebekler ve çocuklar için tehlike çok daha büyük.
 
FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) bu maddelerin gıda katkı maddesi olarak kullanımını yasaklanmıştır.
 
Ülkemizde bu ürünler serbest, serbest olmasına da, tuzda bu ne amaçla kullanılır? Sadece tozda topaklamayı engellemek için. Yani tuz kolay aksın diye. Eskiden evlerde veya lokantalarda tuzların içine pirinç veya nohut gibi tahıllar/bakliyatlar konularak akışkanlık sağlanırdı. Şimdi ise zehir konuyor.
 
Bir zamanlar bir tuz markasının reklamı vardı: ‘… tuz akar akar’ diye. Şimdi ise tuzlar rahat akar ama bizde ölüyoruz. Bakanlıklarımız ise tuzumuzu zehirlemekle meşgul.
 
Ne diyelim, Allah hepimize akıl fikir ihsan etsin. Ama idarecilerimiz, üreticilerimiz ve akademisyenlerimize daha fazla… (Âmin)
 
Bu ve diğer katkı maddelerinin elde edildiği kaynakları, kullanım alanları ve yol açtığı riskleri merak ediyorsanız, lütfen bu kitabı cebinizden, çantanızdan eksik etmeyin.   
 
Peki, hangi tuzu tercih etmeli? Mesela Himalaya tuzunu tüketsek olur mu?
 
Himalaya tuzu gibi tuzların kaliteli/kalitesiz olması ayrı bir tartışma konusu. Lakin ‘Himalaya tuzu’ diye herkesin aldatıldığını, soyulduğunu unutmamak gerek. Doğru tuz, kendi ülkemizde bol miktarda var. İşlenmemiş, katkı maddesi eklenmemiş ‘kaya tuzu’ tüketilmeli. Ancak üreticiden mutlaka kirlilik vb analiz raporu isteyiniz. Çünkü bu tuzlarda da ciddi oranlarda toksik madde olabilir.
 
facebook.com/kemalozercom
twitter.com/cankemalozer

İsim
Mail
Mesaj
Doğrulama: 5862293
 

Kenan | 10.06.2018 16:56:56 Hocam Allah subhanehu ve teâl a sizin kitaplarinİzla tanışmayı ihsan ettiği için elhamdulilah rabbil alemin...

Hocam Teşekkür ederim

Allah subhanehu ve teâl a size yardım etsin ...
Ve işlerinizi size kolay kilsin. ..

kazım okumuş | 18.08.2013 11:53:52 hocam sağlıklı gıdalara ulaşabileceğimiz adresleri yayınlasanız da işimizi kolaylaştırsanız. tam buğday unu ve nohuta ulaştık ama devamı gelmedi. geleneksel.com'u takip etmeye devam ediyorum. allah kolaylık versin. sizi takip etmeye devam ediyoruz. sıhhatiniz ve afiyetiniz daim ola. (AÇIKLAMA: Çok yakında geleneksel.com.tr yeni ürünler göreceksiniz. Lütfen izlemey devam ediniz)

semiha açan | 04.04.2013 12:52:32 Kıymetli bilgilerinizi bizimle paylaştığınız için Çok teşekkür ederim. Tambuğday ununu getirttim tuzu nerden bulacağız ben istanbul anadoluyakasında oturuyorum

m ozturk | 26.03.2013 00:42:41 her şey için tşk, mevla cc razı olsun, piyasadaki işlenmemiş katkısız deniz tuzları için ne dersiniz, tşk (AÇIKLAMA: Toksik kirliliğine bakmak gerek. Temizse tüketilebilir)

ugur guney | 24.03.2013 22:13:35 sizi surekli takip ediyoruz tum katki maddeleri zararlari raf omru uzayan urunlerin asil amaci dogal ve olculu beslenmanin yarari temiz gidanin asil anlami maddi manevi saglik ruh sagligi ve dunya ve ahiret mutlulugu hakkinda bizleri bilgilendiriyorsunuz cok tesekkurler emeginize ve bu musluman durusunuza. yurdisinda yasiyorum pembe himalaya tuzu kullaniyoruz islemsiz ve iyotsuz yaziyor uzerinde dogru tuzmudur acaba siz ne tavsiye edersiniz (AÇIKLAMA: Teşekkür ederiz. Pembe olması yöresel bir özellik olduğu gibi bakır gibi bir kirlilik nedeniyle de olabilir. Analizlerini görmeden bir şey söylemek imkansız.)

Mert Selçuk | 21.02.2013 19:59:12 Selamın Aleyküm.
Kemal bey sizi elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum. emeğiniz için sağolun. (NOT: rafine tuzları tüketmemenizi öneririz. Esmer ekmek değil katkısız tam buğday ekmeği tüketmeli)

Murat Çarıklı | 20.02.2013 16:23:36 Sn.Kemal bey,
sizin sayenizde öğünü 2 ye düşürdüm, beyaz ekmeği ve tavuğu soframdan kaldırdım. Artık çocuklarıma pastorize ve UHT süt değil normal sütü içiriyorum. Ekmeğimizi ve yoğurdumuzu evde yapmaya başladık. Her şey için teşekkürler. Allah razı olsun

hanife | 19.02.2013 22:11:20 turşu tuzu kullansak olur mu? (NOT: Hayır temiz kaya tuzu kullanmmalısınız.)

Bülent | 10.01.2013 14:37:20 Bu faydalı bilgiler için size ne kadar teşekkür etsek azdır. Allah sizden razı olsun. Bu kadar emek sarfediyorsunuz. Rabbim bu hayırlı niyetinizde muvaffak kılsın inşallah.
Saygılar.

'Gülen Şeytanlar Tarihi' kitapçılarda
İyi Gıda Kötü Gıda
مكائد أبالسة الطعام Şeytan Ye Diyor'un Arapça baskısı çıktı
Şeytan Çıplak
Hangi Suyu İçmeli?
Ramazan Kitabı
Organ Nakli Hakkında Gizlenen Gerçekler
Yediklerimizin İçinde N(E) Var?
Müslüman'ın Diyeti
Şeytan Ye Diyor - İnsan Ne Yemeli Ne Yememeli?
Deccal Tabakta

2 Nisan 2018 Pazartesi

Kemal Özer TVNet'te 1 Nisan 2018


28 Mart 2018 Çarşamba

Kontv Düzlem'de konuştuk


Moral Fm'de: İyi gıda iyi gelecek

+ Devamı


TVNET Sağlık Raporu'ndayız

+ Devamı


Kontv'de Düzlem programının konuğuyuz

+ Devamı


TV24'de küresel tuzakları konuşuyoruz

+ Devamı


8 Ekim 2018 Ankara KAGEM Konferansı

+ Devamı


İFAM'da gençlerle buluştuk

+ Devamı


Ömer Öztürk Talebe Yurdunda konferans

+ Devamı


Ümraniye'de genç akademi - 2

+ Devamı