Anasayfaİletişim
  • Kemal Özer Kimdir?
  • Makaleler
  • Fotoğraflar
  • Videolar
  • Kitaplar
  • Programlar
Konya’da doğdu. Çeşitli basın yayın kuruluşlarında çalıştı. Bilişim firmalarında yöneticilik yaptı. Halen Yeni Söz Gazetesi’nin Genel yayın Yönetmenliği görevini yürüyor. Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi’nin Başkanı. Yayınlanmış 8 kitabı var. Yeni Söz’de ve çeşitli mecmualarda yazıyor. 2014 FETA ‘Emanet’ ödülüne layık görüldü.

Müslümanlar bu kez batının oyununu görmeli

Makaleler7 Şubat 2011 Pazartesi

Tunus ve Mısır’da gelişmeler süreci bütün diktatörlerin uykusunu kaçırmaya yetmiş gözüküyor. Mısır’da yaşanan halk hareketinin başlaması sırasında Mısır Genelkurmay Başkanı’nın ABD’de olmasının tesadüf olmadığı anlaşıldı.

Eylemlerin olacağından ABD’nin önceden haberi varmış. Bunun içinde hazırlık yaşmışlar. Askerin davranışlarına yönelik taktikler vermişler. Şimdilik Mısır’da tek kazanan asker, tek kaybeden ise firavun Hüsnü...
 
Halk ve batılı güçlerin ne kadar kazançlı çıkacaklarını zaman gösterecek. Ancak her şeye rağmen iki haftadır can hıraç direnen gençler ve muhalefetin tarih yazdığı ve başta Ortadoğu olmak üzere farklı toplumlara örnek olduğu tartışmasız bir gerçek.
 
Bu süreç, Müslümanların haber ağlarımızın zayıflığını ve bu konuda gayreti içinde olanlarında destekten ne kadar yoksun kaldığını bir kez daha ortaya çıkardı. Daha iletişim ağını bile kurmamış Müslüman toplumların ‘adalet’ düzenlerini hak etmek için gayrete ve zamana ihtiyaç duydukları açık seçik ortada.
 
Hatırlayınız Bosna savaşı çıkmadan Balkanlarda bırakıp geldiğimiz bir Bosna olduğunu bilmiyorduk. Kosova, Makedonya, Arnavutluk bunları da yeni öğreniyoruz.
 
Çoğumuz Mısır hakkında ne kadar az şey bildiğimizi fark ettik. Sudan’ın batının oyunlarıyla daha 50 yıl önce (1956) Mısır’dan referandumla ayrıldığını çoğumuz bu vesileyle öğrendi. Şimdi ise aynı oyun Sudan ikiye hatta üçe bölünmesiyle yarım asır sonra yeniden tekrarlanıyor. Küçülttükçe kontrol etmek ve yönetmek sömürgeciler için daha kolay olduğunu ve halkların milliyetçilik ve bağımsızlık zokasını çok sık ve hep yuttuğunu bir kez daha görüyor.
 
Hatırlayınız Pakistan ve aynı yıl 1956’da Hindistan’dan koparılmış daha sonra da 1971’de de Pakistan parçalanarak Bangladeş ortaya çıkarılmış. Bu sayede Hindistan’ın ana unsuru olan Müslümanlar azınlığa düşürülmüş Pakistan ve Bangladeş gibi iki fakir ülke ortaya çıkarılmıştı.
 
Bu iki ülke bölünmemiş olsaydı şimdi Hindistan nüfusunun yüzde 55-60 kadarı Müslüman olacak ve 1858’e kadar Müslümanların yönetiminde olduğu üzere İngilizlerin sömürüne geçtiği döneme kadar olduğu üzere bugün büyük bir İslam ülkesi olacaktı.
 
Bunu gören İngilizler, Hindistan’dan ayrılırken (gerçekte hâlâ ayrılmamışlardır) Müslümanları aldatarak ülkeye parçalamışlardır. Bunun vebalini Pakistan ve Bangladeş halkı ödemeye devam ediyor.
 
Aynı oyun şimdi Sudan’da oynanıyor. Sudan ve Güney Sudan ortaya çıkacak. Ardında Darfur diye yeni bir ülke. Sonra Güney kendi içinde yeni bir üç savaşla karşı karşıya bırakılarak zengin petrol kaynakları sömürülecek.
 
Bugün Rothschild ailesine ait olan Rio Tinto, Le Niktel ve De Beers gibi maden şirketleri dünya madenlerinin yüzde 12,5’una tek başına sahipler. Yani 7 milyar insanın hakkı olan yer altı zenginlikleri yerli işbirlikçileri aracılığı ve Ruanda’da yaşanan iç savaş gibi nedenlerle sadece bir ailenin eline geçebiliyor.
Hatırlayınız 1994’de yıllarda 1 milyondan fazla kişinin Hutu ile Tutsi kabileleri arasındaki iç savaşı nedeniyle hayatını kaybetmişti. 9 Milyonluk bir ülkede 1 milyondan fazla insanın katledildiği sokaklardan nehir gibi kan aktığı bu iç savaşta insanlar birbirini baltalarla neden doğranmış olabilirler? Her türlü insanî değerden yoksun bu katliam ne uğruna yapılmış ve taraflar ne elde etmiş olabilirler?
 
Sonuç itibariyle aldatılan masum insanlar hayatını kaybetmiş, tarafların asla unutmayacakları bir travma yaşanmış fakat yine kaybeden bu iki taraf olmuştu. Kazan ise Bu ülkenin tüm maden kaynaklarını elinde tutan Rothschildlere ait olan De Beers şirketiydi. Bütün bu savaş sadece Ruanda da ‘elmas’ yataklarını kontrolünün elde çıkma riskini ortadan kaldırmak içindi!
 
Başta İsrail olmak üzere batının zengin petrol kaynakları nedeniyle Sudan’da da ortaya çıkardıkları fiili durum bu şiddette olmasa bile benzer bir iç savaşlara neden olma potansiyeline sahip.
 
Mısır’da muhalif grupların Ömer Süleyman’ın başkanlığında masaya oturmaları ve ardından Mısır tv’sinin uzlaşma sağlandı şeklinde yalan haberi fiili durum oluşturma gayretiydi.
 
Bugün Mısır için korkmamız gereken büyük sorun da batınında desteğiyle Mısır rejiminin muhalif gruplar arasında bir anlaşmazlığa neden olabilecek bu tür girişimleri il batının ve İsrail’in sevgili dostu Ömer Süleyman’ın iktidara taşınması.
 
Aralarında oluşabilecek bir ihtilaf, askerin müdahalesini getirebilir. Ardından uygulanacak sıkıyönetim, firavun rejiminin biraz liberal versiyonun dayatılmasına neden olabilir. Bu risk halen var ve kimilerinin sandığı gibi batının birden bire İhvan-ı Müslimin’e Mısır’ı teslim etmesi yakın bir ihtimal gibi gelmiyor.
 
Türkiye modelinin Mısır’da uygulanması mümkün ama batının İhvan’a güvenebilir mi bunu zaman gösterecek. Fakat sevindirici yan ise Ömer Süleyman’ın kurguladığı oyunun ilk günden tüm muhalefet tarafından fark edilip oyunun bozulmuş olması.
 
Rejim, süreci uzatmak ve toplumda yorgunluk ve bıkkınlık meydana gelmesini sağlamak isteyecektir. Bunun içinde Mısır halkının maddi, manevi desteği ihtiyacı olduğu açık. Görelim Mevla neyler…


İsim
Mail
Mesaj
Doğrulama: 182649
 

'Gülen Şeytanlar Tarihi' kitapçılarda
İyi Gıda Kötü Gıda
مكائد أبالسة الطعام Şeytan Ye Diyor'un Arapça baskısı çıktı
Şeytan Çıplak
Hangi Suyu İçmeli?
Ramazan Kitabı
Organ Nakli Hakkında Gizlenen Gerçekler
Yediklerimizin İçinde N(E) Var?
Müslüman'ın Diyeti
Şeytan Ye Diyor - İnsan Ne Yemeli Ne Yememeli?
Deccal Tabakta

2 Nisan 2018 Pazartesi

Kemal Özer TVNet'te 1 Nisan 2018


28 Mart 2018 Çarşamba

Kontv Düzlem'de konuştuk


Moral Fm'de: İyi gıda iyi gelecek

+ Devamı


TVNET Sağlık Raporu'ndayız

+ Devamı


Kontv'de Düzlem programının konuğuyuz

+ Devamı


TV24'de küresel tuzakları konuşuyoruz

+ Devamı


8 Ekim 2018 Ankara KAGEM Konferansı

+ Devamı


İFAM'da gençlerle buluştuk

+ Devamı


Ömer Öztürk Talebe Yurdunda konferans

+ Devamı


Ümraniye'de genç akademi - 2

+ Devamı