Anasayfaİletişim
  • Kemal Özer Kimdir?
  • Makaleler
  • Fotoğraflar
  • Videolar
  • Kitaplar
  • Programlar
Konya’da doğdu. Çeşitli basın yayın kuruluşlarında çalıştı. Bilişim firmalarında yöneticilik yaptı. Halen Yeni Söz Gazetesi’nin Genel yayın Yönetmenliği görevini yürüyor. Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi’nin Başkanı. Yayınlanmış 8 kitabı var. Yeni Söz’de ve çeşitli mecmualarda yazıyor. 2014 FETA ‘Emanet’ ödülüne layık görüldü.

Meyve böceklerinden nasıl korunuruz?

Makaleler20 Mayıs 2013 Pazartesi

Yaz geldi ve bağ bahçe ile meşgul olanlar, böceklerin ağaç veya mahsule zarar vermesinden şikâyetçi. Komşu tarla ilaçlanınca, böceklerin kendi tarla, bağ veya bahçesine saldırdığını belirtiyorlar.

Biraz daha fazla hasat almak ya da ilaçlamanın kaçınılmaz bir süreç olduğunun düşünülmesi, herkesi olanca gücüyle tarım zehirlerlerini kullanmaya itiyor. Peki, bunun bir alternatifi yok mu? Tarım zehirlerinin olmadığı dönemlerde, insanlar ilaçsız üretimi nasıl başarıyorlardı?
 
Merak etmeyin her zaman, her şeyin bir çözümü var. Yeter ki kolaycılığa kaçmayalım.
 
Önerilerimizi vermeden önce hangi durumda olduğumuzu bir bakalım.
 
Antalya İl Tarım Müdürlüğü’nün 2011 Antalya Tarım Master Planı Yayını’na göre Avrupa'da en fazla pestisit kullanan ülke olan Hollanda. Bu ülkenin hektar başına pestisit kullanımı yaklaşık 13 kilogram. En az pestisit kullanan ülke ise 1,2 kilogramla Finlandiya.
 
Ülkemizde pestisit kullanım miktarları ise ilden ile değişiklik gösteriyor. Örneğin, yaş meyve-sebze üretiminin yaygın olduğu Antalya'da kullanılan pestisit miktarı, yaklaşık olarak hektar başına 26 kilogram. Bu veriler Avrupa'nın en fazla kullanan ülkesi olan Hollanda'nın iki katıdır.
 
İşte bu nedenle birçok gıdamız zehir deposu gibi. Üstelik kendi bağ ve bahçemizde yetiştirdiklerimiz bile güvenli değil. O halde yapmalı?
 
İlk olarak Ahmed-i Bicani’nin Yaratılmışların Acaiblikleri (Acaib’ul Mahlûkat) adlı eserinden kısa kesitler sunalım:
 
- Bazı taşlar renklerini yıldızlardan alırlar. Az meyve veren ağaca delikli bir taş asılsa biiznillah meyve daha fazla ürün vermeye başlar.
 
- Meyvesi dökülen ağaca bir parça kalay madeni bağlansa, meyve dökülmesi biiznillah sona erer.
 
- Bir elma fidanı ilk defa dikilirken, köküne bir bal sürülürse o fidan böceklenmez.
 
- İncir ağacı yemişinin dökülmemesi ve verimi artması için ağaç, zeytin suyu ile yıkanmalıdır.
 
- Nar kabukları veya turunç, hububatın içine konulursa, bitlenmeyi engeller. Nar kabuğu serpiştirilen eve de haşerat girmez. Bağ bahçeye nar ağacı dikmekte yarar vardır.
 
- Ayva herhangi bir yemişin yanına konulursa o yemişi çürütür. Bu nedenle ayrı yerlerde saklanmalıdır.
 
- Yılanlar gül ağacı dikilen ve sarımsak ekilen yere gelmezler.
 
- Meyveli ağaca öküzün ödü sürülürse böcekler o ağaca zarar vermez.
 
Bu eserden şimdilik bu kadar nakille yetinelim. Şimdi ise bazı dostların pratik uygulama sonuçlarını paylaşalım.
 
- 10 litre kadar suya gerçek Arap Sabunundan 2-3 yemek kaşığı kadar ekleyip, iyice karıştırdıktan sonra ilaç atma aletiyle ağaçlara püskürtülürse,
 
- Bir tutam ısırgan otu veya kekik veya nane ile 2 adet parçalanmış sarımsak bir miktar su ile kaynatılmalıdır. Elde edilen suya 10 litreye kadar su ekleyip ilaç atma aletiyle ağaçlara püskürtülürse biiznillah tarım zehirlerine gerek olmadan ağaçlar veya sebzeler korunabilir.
 
(Ancak aletle daha önce ilaç atmışsanız lütfen sirkeli su ile iyice temizleyiniz)
 
Bir başka öneri ise su kıyılarındaki yosunları toplayıp meyve ve sebzelerin diplerine koyulmasıdır. Böyle yapıldığında yosunun haşerat ve bitkileri hastalıklarından koruduğu görülmüştür.
 
Sizde deneyip tecrübelerinizi paylaşırsanız, en azından yeryüzünü bazı kirlerden biraz arındırabiliriz.

Bu eserin orjinali yazma eserler kütüphanelerinden vardır.
Ahmed-i Bicani'den önce yazılmış nüshası Lübnan'da basılmış olıp Arapça nüshası satılmaktadır)

facebook.com/kemalozercom
twitter.com/cankemalozer






İsim
Mail
Mesaj
Doğrulama: 2010346
 

ankaferd | 24.12.2016 00:48:46 hocam merhabalar,
bahse konu eserden bende 2 adet var ama şu öküzün ödü kımını göremiyorum.

zehra çügen | 06.11.2013 15:18:23 kemal bey sıradışı programında sizi tanıdık daha önce yaptığınız çalışmalarınızdan haberimiz yoktu ki helal gıda ile kifayet etmeye çalışıyorduk. açıkcası soru işaretleriyle dolu bir gündem içindeyiz tekrar bizi araştırmalara sevk ettiniz. iyi derecede osmanlıca okuyup yazabilirim ahmed bicaninin kitabını araştırdım fakat son yazmasının da 500 tl ye satıldığını öğrendim bu konuda yardımcı olabilirmisiniz daha uygun fiyata bulabileceğimiz yerler varmıdır. (yazdığınız mail cevap yazdım ama geri döndü. bana mail tarsanız cevap verebilirim)

Ferda Yamanoğlu | 10.10.2013 20:38:55 Selamünaleyküm.
Kalsiyum tiyosülfat gibi organik pestisitler varken Tarım Bakanlığı neden zararlı olanları yasaklamaz. Bu Ülke bu kadar sahipsizmi?

kazım okumuş | 18.08.2013 11:53:52 sayın hocam, ‘Acaib’ul Mahlûkat’ kitabına nasıl ulaşabiliriz. (AÇIKLAMA: Yazma eserler kütüphaneleri ile sahaflara bakmalı)

Erdem | 01.06.2013 23:28:42 Ben bu ısırgan otu yöntemini deniyorum. Isırgan otunun yapraklarını bir kova suda ekletiyorsunuz. Suyun çeşme suyu olmaması, kaynak suyu ya da yağmur suyu olması tercih ediliyor. Daha sonra bu karışımı meyvelerin yapraklarına püskürtüyorsunuz. Eğer yaprak bitlerine ve akarlara etkili oluyorsa artık kullanabilirsiniz demektir.

Kullanabilirsiniz diyorum çünkü aslında aynı zamanda bir sıvı gübre hazırlamış olduk. Bunu bir miktar sulandırarak sebzelerinize, meyvelerinize dökebilirsiniz.

Isırgan otunun diğer bir özelliği azot yönünden zengin yerlerde yetişmesi.

Ayrıca alt yapraklarından tutarak özellikle uç sürgünlerini yiyebilirsiniz. Çok şifalı olduğu söyleniyor. Ben yedim tadı çağlaya benziyor.

Bu konuda uzun yıllar Zirai Mücadele Araştırma İstasyonlarında görev yapmış Dr. Füsun Tezcan'ın bir kitabı var.

Biraz ufak basılmış ama gene de en sonunda ev yapımı ilaçlarla ilgili bilgileri bulabilirsiniz.

http://bit.ly/pqHQUY

Bunun dışında hiç gübre, yabani ot ilacı hatta sulama yapmadan doğal tarım tekniklerini anlatan kitaplar var.

Bunlardan bir tanesi Masanobu Fukuoka'nın Doğal Tarımın Yolu kitabı.

http://bit.ly/17J6QAo

Diğeri de yukarıda bahsettiğim ısırgan otundan sıvı gübre yapılmasını anlatan kitap. Ama bu kitap yabancı dilde.

http://amzn.to/jkujWo

Her ne kadar yabancı dilde de olsa bu kitabın yazarın yaptıklarına şaşırmamak elde değil.

http://bit.ly/ZkRaNM

ALİ TUNCA | 21.05.2013 15:26:00 Bir ziraatçı olarak ne kadar lüzumlu lüzumsuz pestisit kullanıldığını bildiğimden tüm yüreğimle katılıyorum

aynur | 21.05.2013 15:26:00 Hocam harika bilgiler çok tşk ederim inş yarın annemle babama söyliycem. Bu kitabı bende almak isterim fakat osmanlıca değilse. Dilini anlayabilirsem mutlaka edinmek istiyorum. (Eyvallah teşekkürler. Bulabileceğinizi sanmam. 8 yüzyıllık bir eser)

Barış Tarımcıoğlu | 21.05.2013 00:33:58 Ahmed-i Bicani isimli zat-ı muhterem ile bizi tanıştırdığın için sağol abi, cidden enteresan. Asıl şuna dikkat ettim, her lafını 'biiznillah' diye bitiriyor, işte Osmanlı farkı...Bilimcilerin yedi düveli yedi denizin davlumbazlarında boğulsun:)

'Gülen Şeytanlar Tarihi' kitapçılarda
İyi Gıda Kötü Gıda
Şeytan Ye Diyor'un Arapça baskısı çıktı
Şeytan Çıplak
Hangi Suyu İçmeli?
Ramazan Kitabı
Organ Nakli Hakkında Gizlenen Gerçekler
Yediklerimizin İçinde N(E) Var?
Müslüman'ın Diyeti
Şeytan Ye Diyor - İnsan Ne Yemeli Ne Yememeli?
Deccal Tabakta

2 Nisan 2018 Pazartesi

Kemal Özer TVNet'te 1 Nisan 2018


28 Mart 2018 Çarşamba

Kontv Düzlem'de konuştuk


TVNET Sağlık Raporu'ndayız

+ Devamı


Kontv'de Düzlem programının konuğuyuz

+ Devamı


TV24'de küresel tuzakları konuşuyoruz

+ Devamı


TVNET'te gündemi değerlendiriyoruz

+ Devamı


Ömer Öztürk Talebe Yurdunda konferans

+ Devamı


Ümraniye'de genç akademi - 2

+ Devamı


Ekmek Çalıştayı

+ Devamı


Sağlıkta Ahlak sempozyumu

+ Devamı