Anasayfaİletişim
  • Kemal Özer Kimdir?
  • Makaleler
  • Fotoğraflar
  • Videolar
  • Kitaplar
  • Programlar
Konya’da doğdu. İşletme ve gazetecilik eğitimi aldı. Gazetelerde muhabirlik, sayfa editörlüğü ile radyolarda program, televizyon kanallarında ise haber müdürlüğü yaptı. Hâlen gazetecilik yapmakta ve Gıda Hareketi’nin Başkanlığı’nı yürütüyor Medya Etik Konseyi tarafından 2010 yılı Medya Etik Ödülü’ne layık görüldü.

Made in AIPAC/ADL sahnesinde deşifre olmak

Makaleler21 Aralık 2013 Cumartesi

Somali, Mali, Orta Afrika derken şimdi de Güney Sudan karıştı. Yüzyıllardır hem insan, hem de diğer kaynaklarını sömüren batılılar, bugünkü servetlerinin önemli bir bölümünü bu kıtadan elde etti.

Batılı güçler, Afrika’da, İslam coğrafyasında ve dahi Türkiye’de istikrarı bozmak için elinden geleni ardına koymuyor.
 
Neoconlar’a yakın bir kişilik olan Amerika’nın Ankara Büyükelçisi Ricciardone’nin  “Halkbank konusunu dile getirmiştik. Sonuç alamadık. Şimdi imparatorluğun çöküşünü izleyeceksiniz” şeklinde ifade ettiği belirtilen açıklamaları, operasyonun nereden yönetildiğinin göstergesi.
 
Her ne kadar ‘hayır böyle söylemedim’, dedi diyebilirsiniz. Basiretli olmak lazım. ‘Evet, ben söyledim’ mi diyecekti?
 
Koordinasyon ABD elçiliğinden yapılsa da, belli ki planlama Siyonist AIPAC ve ADL’den...  
 
Bugünkü operasyonun failleriyle, ‘Ergenekon’ olarak tanımlanan yapıya operasyon yapan ekip aynı. O günlerde de birçok kimse ‘Ergenekon operasyonlarının amacının, devlet içindeki derin yapıyı tasfiye ederek, yerine kendi ekiplerini inşa etme çabası’ olarak değerlendirmişti.
 
WikiLeaks belgelerini dikkatle takip edenler, bu belgelerde Ergenekon operasyonunu yapan ekibin, Ergenekon konusunda ABD elçiliğine gidip, sunum yaptıklarını da hatırlarlar.
 
Eski veriler, yeni buluşmalar ile ABD elçisinin konuya dair çıkışı, operasyon öncesinde her şeyden haberdar olduğu, hatta ‘talimatlar’ verdiği tezini doğrular. CHP genel başkanının tam bu saatlerde elçiliğe çağrılması da manidar olmaktan öte, hem iktidara yönelik mesaj, hem de bir çeşit algı yönetimidir.
 
Her şeyin önceden planlandığının en büyük delili, Bakanlara yönelik 504 sayfalık fezlekenin tüm ifadelerden sonra 2 saatte hazırlanmış gibi sunulmasıydı. Gelişmeler göstermiştir ki, fezleke çok önceden yazılmış ve yandaş medyaya servis bile edilmiş.
 
Gülen, her ne kadar biz yapmadık dese de, bütün inandırıcılığını yitirmesine yol açan konuşmaları, kendisine bağlı yayın organları ve kişilerin canhıraş mücadelesi, bu ihaleyi üstlendiklerinin delili. Beddua ise, sözü biten bir suçlunun yalvarışından öte, çaresizliğin alâmetifarikası.
 
Sözcü, Yurt, Cumhuriyet ve Aydınlık gibi gazetelerin iktidar düşmanlığında kullandıkları dil, hoş olmasa da anlaşılabilir. Oysa Zaman, Bugün, Taraf hatta Radikal’in kullandığı dil ise ‘öç alma’ ve ‘tahrip etme’yi amaçlıyor.
 
Gülen’in önemli ölçüde, asker, polis ve yargıda örgütlendiğini herkes bilir. İçerden kaynaklar, konuya dair insanın kanını donduran şeyler anlatıyor. Mesela, cemaatin referansı olmadan ‘Ankara Polis Okulu’na öğrenci alınmadığı, puanı tutup girse dahi o polis adayının orada barınamadığı dile getiriliyor. Bütün bunlar, aslında yolun sonundan başka neye işaret edebilir ki?
 
Söz konusu operasyonun, Türkiye ve Türkiye’nin meşru iktidarı, dolayısıyla da fazla diş geçiremedikleri Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik olduğundan bütün dünya emin.
 
ABD’deki Buzzfeed.com adlı bir haber sitesi bile, son gelişmelerin Türkiye’ye yönelik bir komplo olduğunu dile getiriyor.
 
Olayda birçok yerli yabancı taşeron kullanılsa dahi, bunun Siyonist bir yapım olduğu ortada. Peki neden?
 
Bir:İsrail ve ABD’deki muhafazakârlar (yani Hıristiyan Siyonistler olarak da adlandırılan neoconlar) özellikle Mısır, İran ve Suriye politikaları başta olmak üzere, birçok meselede artık fazla bağımsız hareket eden Türkiye’yi zayıflatmak ve eskisi gibi istediğinde tokatlamak istiyor.
 
İki: Bunun içinde bir Türk bankası üzerinden hükümeti zora sokuyor.
 
Üç: ABD’de dâhil birçok ülke mali krizi atlamazken, Türkiye, kiriz şöyle dursun, ekonomisi hızla büyüyor. Bununla da kalmayıp, bankasını küresel oyuncu yapmaya kalkıyor. Bu da küresel aktörlerin canını çok sıkıyor.
 
Dört: 15 yıldır taraftarlarını, örgütlerini, şirketlerini ve medyasını Pennsylvania’dan yöneten Gülen’in, taraftar devşirme için en önemli kaynağı olan dershanelere yönelik kapatma girişiminde araları iyice bozulmuşken, bu gerginlikten yararlanmak isteyen güçlerin, Gülen ve onun ekibiyle ittifak yaparak hükümeti devirmek, ya da ders vermek istemesi normal. Normal olmayan, onların kendini kullandırması.
 
Beş: Küresel tefecilerin kalbi olan (ve çok büyük bir manevi anlamı bulunan) Davos’ta, herkesin önünde secdeye eğildiği Yahudi lobisi ve İsrail’e karşı ‘One minute’ denilmesi, ardından gelen ‘Mavi Marmara’ süreci, egemen yapıları rahatsız etmişti. Bu gelişmelerden, Gülen’de rahatsızdı. Kaldı ki, Hüseyin Gülerce, bugün bir ABD gazetesinde yer alan mülakatında, ‘Mavi Marmara yüzünden hükümetle aralarının bozulduğunu’ itiraf ediyor.
 
Altı: Yok edilmesi uğruna büyük bir dünya savaşı çıkarılan Osmanlı’nın torunlarının, yeniden ‘ben de varım’ diyerek küresel sisteme meydan okuyup, ‘BM Güvenlik Konseyi’nin yapısını dahi tartışmaya açması, uzun zamandır uzak kaldığı Afrika’ya yönelmesi, Türkiye’ye yönelik ittifakları kolaylaştırdı.
 
Her şey çok söze hacet bırakmayacak kadar sarih. Amaç, her gün büyüyen ‘Yeni Türkiye’nin gelişimine engel olmak.
 
 ‘The Gülen Cemaati,’ ekibi, niyeti ve işbirliği kanalları açısından bilinçli ya da bilinçsiz, kamuoyu nezdinde de deşifre oldu. Kendi kendilerini afişe ettiler.
 
İktidara düşen şey;
burnunun dikine gitmek yerine,
dostu düşmanı iyi seçmek,
samimi eleştirileri gözardı etmemek,
doğru insanlarla çalışmak, çevrelerindeki kimselere batılı güçlerce üflenen şeytanî fikir ve önerilere uyarak hata yapmamak,
içlerindeki kamu kaynaklarına el uzatanlar ile uçkuruna sahip çıkamayan kişiliksizlere, âleme ibret olacak şekilde ders vermek!
 
Bunu yapmazsa ‘Yeni bir Türkiye’nin inşâsı hem kolay olmayacak, hem de kalıcı.
 
facebook.com/kemalozercom
twitter.com/cankemalozer
OKUNACAK KİTAPLAR
BATI TEERÖRÜ
Rahmetli
Roger Garaudy
batının gizlenen yüzünü anlama çabası
Pınar Yayınları

İsim
Mail
Mesaj
 

semamurtezaoğlu | 24.03.2014 16:45:36 Hocam sizi dün gece habertürkde seyrettim. ilk defa şahsınızı tanımak şerefine eriştim. ALLAH sizin gibi bilim adamlarını başımızdan eksik etmesin. ALLAH güle.. gibi şeytana hizmet eden insanlardanda bizi muhafaza eylesin.. sağlıklı uzun ömürler diliyorum

Kenan | 22.12.2013 17:47:16 A’raf Suresi’nde sözü edilen “Bel’am” tamda hatırlamanın vaktidir, çünkü bugünler için bir kez daha iyi anlaşılması gerekiyor

Rivayete göre ayette bahsi geçen Bel'am, zorba hükümdara yardımda bulunup mukaddes topraklara girmek hususunda Hz. Musa’ya muhalefet eden İsrail oğulları âlimlerinden Bel’am bin Baure’dir.

Bel’am duası kabul olunan ve çok gizli ilimlere sahip, ism-i azam duasını bilen bir âlimdi. Hz. Musa günün birinde bu âlimin bulunduğu kavimle cihat etmek için memur edildi.

Bulunduğu şehrin valisi, Hz. Musa’nın askerlerinin şehre girmemesi için dua etmesini istedi. Öldürmekle tehdit etti.

Nihayet Belam-ı Baura, hem can korkusu hem de halkın verdiği rüşvete aldanarak, Musa (a.s)’a beddua etti.

Bu sözleri işiten Belka şehri ahalisi;

“Ey Bel’am! Ne yapıyorsun? Onlara dua ederken, neden bize beddua ediyorsun!” dediler.

Sonrasında, Belam-ı Baura’nın dili göğsüne kadar sarkıp yapıştı. Vaktiyle ilim irfan sahibi ve binlerce cemaati olan Belam, menfaat uğruna Müminlerden yüz çevirdiği için Allah tarafından cezalandırıldı.

Onun son hali Kuran’ı Kerim’de, dilini sarkıtıp, hırlayarak soluyan köpeğe benzetilir.

İşte Araf Suresi 175 ve 176. ayetler şöyledir:

“Kendisine âyetlerimizi verdiğimiz halde onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu yüzden de azgınlardan olan kimsenin haberini onlara anlat. Dileseydik o âyetlerle onu elbette yüceltirdik. Fakat o dünyaya saplanıp kaldı da kendi heva ve hevesine uydu. Onun durumu köpeğin durumu gibidir: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur; kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte bu, âyetlerimizi yalanlayan toplumun durumudur. Şimdi onlara bu olayları anlat ki düşünsünler.”

Hangi Suyu İçmeli?
Ramazan Kitabı
Organ Nakli Hakkında Gizlenen Gerçekler
Yediklerimizin İçinde N(E) Var?
Müslüman'ın Diyeti
Şeytan Ye Diyor - İnsan Ne Yemeli Ne Yememeli?
Deccal Tabakta

04 Kasım 2014 Salı

Bu bir savaştır!


25 Ekim 2014 Cumartesi

Kobani özelinde küresel gündem


Öteki Gündem'de 'helal/tayyib gıda'yı konuşacağız

+ Devamı


TVNET'te küresel kıtlık yalanlarını konuşacağız

+ Devamı


Ülke'de gündemi değerlendireceğiz

+ Devamı


Kobani özelinde küresel gündemle Ülke'deyiz

+ Devamı


Ankara'da biyo-silah/terör konferansı

+ Devamı


Aydın Kuşadası'nda konferans

+ Devamı


Birikim Kolejinde konferans

+ Devamı


İsviçre'de konferans

+ Devamı