Anasayfaİletişim
  • Kemal Özer Kimdir?
  • Makaleler
  • Fotoğraflar
  • Videolar
  • Kitaplar
  • Programlar
Konya’da doğdu. Çeşitli basın yayın kuruluşlarında çalıştı. Bilişim firmalarında yöneticilik yaptı. Halen Yeni Söz Gazetesi’nin Genel yayın Yönetmenliği görevini yürüyor. Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi’nin Başkanı. Yayınlanmış 8 kitabı var. Yeni Söz’de ve çeşitli mecmualarda yazıyor. 2014 FETA ‘Emanet’ ödülüne layık görüldü.

Hangi suyu içebiliriz?

Makaleler29 Temmuz 2012 Pazar

Gıda Hareketi olarak geçtiğimiz yıl, tüm su markalarını analiz ettirmek için bir girişimde bulunduk. Sağlık Bakanlığı Refik Saydam Hıfzıssıhha ile görüşmeler yaptık. Kurum öyle ilgisiz ve isteksizdi ki; tüm markaları analiz edebilmemiz için (eski parayla) yarım trilyon lira bütçe çıkardı.

Bize denetim raporlarınızı verin dedik. Evelediler gevelediler vermediler. Sağlık İl Müdürlüğü’ne müracaat ettik. Kapı duvardı. Bizim bu miktarı bulabilmemiz için, bir yüz yıl çalışmamız lazımdı.

Bu kez ‘yaygın markaları analiz ettirelim’ dedik. Onun parasını bile temin edemedik. Markaları açıklayın diye bağıranlar, bir kuruşluk bile destek vermediler.

‘Kimse ekonomik destek vermiyorsa’ dedik ve projeyi askıya aldık. İki ay kadar önce konuyu tekrar yönetim kurulumuzda tartıştık. Bu kez yeni bir yöntemle veri teminine başladık. Hayli de mesafe aldık. Büyük bir çarşaf oluştu.

Bu büyük Excel tablosuna göre;  hangi markanın suyunda kimyasal ve biyolojik olarak neler var, neler yok tek tek girdik. Henüz tamamlanmasa da epeyce yol alındı. Ramazan’dan sonra tamamlayıp, en iyiden en kötüye bir sıralamada içeren çarpıcı bir rapor yayınlamayı planlarken, ‘Deşifre’ elini bizden çabuk tuttu. Sonuçlar herkesin malumu.

Ülkemizde gıda ve tarım ürünlerinin tümünden Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı sorumlu iken, sular konusunda Sağlık Bakanlığı sorumlu.

Tarım Bakanlığı alanında ne kadar sorumlu davranıyorsa,  Sağlık Bakanlığı da o kadar sorumlu davranıyordu. Ayrıca açıkça belirtmeliyim ki, Sağlık Bakanlığı, Tarım Bakanlığı’ndan daha ciddiyetsizdi.

Geçen hafta Kanaltürk’e konuk olan Sağlık Bakanı’nın, su ve GDO konusundaki umursamaz açıklamaları, bugünü görmemiz için yeterliydi.

Geçtiğimiz yıl Adıyaman Temsilciliğimize ulaşan Kâhta ilçesine ait verileri açıkladığımızda, bölge milletvekilleri sessiz kalmış, iktidar partisine mensup Hatay milletvekili, Adıyaman ilinin su sorununa sahip çıkıp TBMM’ye taşımıştı.

Sağlık Bakanlığı ise kendi belgelerini yalanlayarak konunun üstünü kapatmaya çalışmıştı.

EPA’nın en fazla 10 μg/l limit olabilir dediği kanserojen bromattan, Kahta’nın sularında tam 52 kat yani 520 μg/l tespit edilmişti. Yine olması gereken maksimum değerin tam 22 kat fazlası kadmiyum içeriyordu.

Kâhta halkı da, temsilciliğimizi yalnız bıraktı. Sağlık Bakanlığı ve Kâhta Belediyesi elbirliği yaparak konunun üstünü örttüler.

Sağlık İl Müdürlükleri, her yıl illeri ile ilgili raporlar yayınlarlar. Bir bölümü bu raporları sitelerine koyar. Hepsine bakmak, verileri derlemek hayli zaman alır. İstanbul Sağlık İl Müdürlüğü’nün sitesine baktığımızda, 2008-2009-2010 verilerinin yer aldığı görülüyor. Hiçbir detaya yer verilmese de, rakamlara yer verilmiş. 2012 yılı bitmek üzere ama hâlâ 2011 verileri yayınlanmamış.

 

Temiz

Kirli

%

2010

9120

688

7,54

2009

9275

710

7,65

2008

5710

618

10,83

Bu tablo, İstanbul Sağlık İl Müdürlüğü’nün sitesinde yer alan su denetim verileri. Kaba bir bakışla; suyun yüzde 10 civarı içilemez durumda. Yani 10 kişiden birinin içtiği su, virüs ve bakteri içeriyor. Suyun geriye kalan yüzde 90’ında ise asla olmaması gereken; nitrit, nitrat, kadmiyum, bromat, arsenik, asbest, cıva, kurşun, toluen vb öldürücü maddelerin olup olmadığıdır. Ama biliyoruz ki suların çoğunda bunlar ve daha fazlası var.

Bu tablodaki veriler sadece şehir şebekesi değil, damacanalar, petler, maden suları de dâhil tüm suları kapsayan bir oran.

Diğer illerin Sağlık Müdürlüklerinin sitelerine baktığımızda, alınan su numunelerinin bazı illerde yüzde 50’ye varan oranlarda kirli çıktığını görebilirsiniz. Herkes kendi iline baksın. Eskiden tüm il müdürlüklerinin raporlarının altında “İçme Suları Yönetmeliğine uygun olmayan içme ve kullanma sularının kirlilik kaynağı araştırması yapılmış ve ilgili belediyelerle işbirliği yapılarak ıslahı cihetine gidilmiştir” şeklinde bu matbu cümle görülürdü. Allah’tan artık kaldırmışlar.

Suyun da tuzunda koktuğu ülke

Gıda konusunda Türkiye’den daha sabıkalı kaç ülke vardır acaba? Beni en çok üzen, -son olarak öğrenci harçlarında olduğu üzere el attığı meselelerde çözümler üreten- Sayın Başbakanımızın gıda ve su konusunda hiç konuşmamış olmasıdır.

Konuşsa, bakanları gibi düşünmediğinden eminim. İlgi gösterdiğinde, sorunu önemli ölçüde çözeceğinden de kuşkum yok. Ama sanırım kendisine doğru bilgi gitmiyor ve muhtemelen sürekli toz pembe raporlar sunularak yanıltılıyor. Sağlık konusunda, 10 yıllık iktidarlarındaki veriler çarpıtılmadan verilse, korkunç gerçeği görecek ve önlem alacaktır. Muhtemelen kendisine; artan hasta ve hastalık, ilaç tüketimi, engelli doğumu ve kısırlık gibi sorunlar değil, hastane sayısı, yatak kapasitesi, doktor sayısı ve azalan bebek ölümleri gibi veriler sunuluyor

2010 yılı

Milyon

Oran

 Doktora giden

570

kişi

7,70

kez

 Hastaneye yatan

10,5

kişi

7,04

ü

 Ameliyat olan

8,6

kişi

8,60

 Sağlık harcaması

40

milyar $

540.-$

kişi başı

Görüleceği üzere 2010 yılında, 570 milyon kişi doktora gitmiş, 10,5 milyon kişi hastanelerde yatmış, 8,6 milyon kişi ameliyat edilmiş. Kişi başına 540 dolar sağlık harcaması yapılmış. Mevcut bakan döneminde sağlık harcamalarımız, yaklaşık 10 kat artmış.

Sayın Başbakan arzu ederlerse biz, zat-ı âlilerine çarpıtılmamış her türlü raporu sunmaya hazırız elbette.

Zira durum gerçekten ürkütücü, daha çok veri vererek kafaları iyice karıştırmak istemem. Ancak 2011’de yayınlanan “Şeytan Ye Diyor” adlı eserimin, geniş kapsamlı su bölümünde yer alan tabloyu paylaşmak isterim ki, böylece kirletilmiş sağlıksız sularla başımıza neler açıldığını daha iyi anlayalabilelim.



Bunca riskli duruma karşı, Bakanlıkların hatta üniversitelerin sessizliği, sorumsuzluğuna, sözlüklerde suç olmayacak kelime bulmak güç.

Suyun; (a) endüstriyel tarım ürünleri ve sanayileşme sonucu kirletilmesi, (b) küresel sermayenin elinde oyuncağa dönüştürülmesi tüm canlılar için büyük bir talihsizlik. Bu zararlı maddeler sadece su ile değil; bitkiler, hayvanlar ve hava ile de geçiyor insanlara. Sonra da herkes neden hastalandık diye birbirine soruyor.

Bütün bunlar Allah’tan gelenler değil, kullarının yapıp ettikleri yüzünden kendi başlarına gelen kıyametten başka bir şey değil. Kimse Allah’tan geldi diye, faturayı Allah’a kesmeye kalmamalı. Maazallah, Allah’a iftira atmış olur.

Bir şeyler yiyip içmeden yaşamak imkânsız olduğuna göre ne yapmalı?

Çeşmeden akan musluk suyunun tonu 3-5 TL, damacana suyun tonu 250-300 lira iken, pet suyunun ise bir tonu tam bin lira. İkisinin kalitesi arasında fark yoksa ki yok: O halde, ilk olarak bu soyguna bir son vermek gerek.

İkinci olaraksa, Başta başbakan, bakanlar, milletvekilleri ve belediyeleri twit, e-posta yağmuruna tabi tutmalı. Siz suyunuza sahip çıkmazsanız, hiçbir bürokrat, siyasetçi veya belediye başkanı sahip çıkmaz. Çıkmadıkları da ortada!

Üçüncü olarak ise bakanlığa su.gov.tr adlı bir site açtırıp; içme suyu, maden suyu, göller, barajlar, havuzlar vs gibi suların her hafta mikrobiyolojik ve kimyasal analiz sonuçlarının yayınlanmasının sağlatılması gerek. Onlardan çok veya ek bir şey istemiyoruz. Sadece görevlerini doğru dürüst yapsınlar yeter. Bu konuda yapılacak yatırım ve maliyet, her gün yeni hastane yapmak, milyarlarca doları ilaç ve diğer sağlık giderlerine harcamaktan çok daha ekonomiktir.

Bu konuda kitap yazacak kadar sözümüz var, ama netice itibariyle diyoruz ki; tertemiz aldığımız dünyamızı çocuklarımıza bu halde devredemeyiz. Aksi halde ya devredecek çocuk bulamayacağız, ya da bulsak bile onların bedduası bizleri mezarda rahat bırakmayacak.

Suyun bile içilemez olduğu bir ülke, yaşanmaya değer bir ülke olamaz. Türkiye ve hiçbir insan bunu hak etmiyor.

Tohumumuza sahip çıkamadık ve küresel sermayenin silaha dönüştürmesine izin verdik, bari vakit geçmeden suyumuzu kurtaralım. Bunun vebali fert fert hepimizedir.

İŞTE SU RAPORU http://gidahareketi.org/su/




facebook.com/kemalozercom
twitter.com/cankemalozer


.



İsim
Mail
Mesaj
Doğrulama: 8955223
 

arefe | 09.08.2014 00:28:25 Çeşme suyu tehlikeli damacana tehlikeli ne yapmalıyım. su arıtma cihazını oneriyormusunuz? (HAYIR! Lütfen tüm sorularınzı için bakınız http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=698575 veya http://kemalozer.com/hangi-suyu-icmeli-464h.html)

mazlum | 24.01.2014 18:29:56 Sayın Kemal bey. ALLAH razı olsun. araştırmalarınızı takdirle karşılıyorum bir tıbcı olarak. ALLAH size en yakın zamanda hayırlı rızklar ve başarılı ve insanlara faydalı çalışmalar nasip etsin. "Bir müfteri ancak herkesi kendi gibi zanneder" sözünüz mevlana'lık bir söz. (Amin Teşekkür ederim)

Nusret Ongel | 24.01.2014 18:33:32 Nusret Ongel | ongelnusret@hotmail.com | 78.183.143.131 | 23.01.2014 23:59:13 |
Damacana ilgilalı fakat bilgileriniz faydalı ama
sizin gibi birisinin ....
gibi adı çıkmış bir mar markayı
için demeniz diğer fitrmaları kötülemeniz çok yanlış ve ayıp bende şunu sorarımsize ....'dan bir menfaatmi temin ettiniz.. akla bu geliyor. Bir Konyalı olarak sizi kınıyorum ve hakkımı helal etmiyorum...

(AÇIKLAMA: Öncelikle iftiranız konusunda sizinle indi ilahide hesaplaşacağız. Her türlü hakkımı herkese helal edebilirim ama müfterilere asla. Bunu ispat etmeyen edemeyen en adi şerefsizdir. Biz devletin analizlerini esas aldık. Bu araştırmanın neticesine kadar adı geçen markayı duymamıştım. Marka beni ve araştırmayı yapan arkadaşlarımı da ilgilendirmiyor. Bu araştırma için onlarca bilim insanı ile görüştük. 1 yıl zaman harcadık. Sizin gibi kalitesiz insanlar ancak bizim azmimizi artırır. Sen istediğim zıkkkımı içebilirsin. Bir müfteri herkesi kendi gibi zanneder. Bu konuları dünyalık için yapacak olsaydım şimdi dünyanın en fakir insanlarından biri olmazdım. Bire melun. Kaldı ki bu iştigalim nedeniyle 2,5 yıldır işsin olan biriyim. Allah sizin gibi iftiracıların hesabını tez vakitte görür inşaallah! Bu gerçekleri bilki bir daha sen ve senin gibiler iftira atmaya kalmasın. Ayrıca senin gibi müfteriler dava etti yargılandık ve aklandık.)

Serhat | 20.03.2013 22:04:30 Helal olsun Her Zaman Arkanızdayız Allah Yardımcınız olsun ki bu millet gözleri ve kulakları açılsın

ORHAN ASLAN | 16.03.2013 14:37:14 kemal abi sizden ve ekibinizden allah cc. razı olsun ama şimdi hangi suyu içeceğiz bizz (AÇIKLAMA: Bakınız: www.gidahareketi.org/su/)

Sümeyye Çetinkaya | 27.02.2013 21:31:55 Kemal Bey ,siz nasıl bu su sorununa çözüm buldunuz? Lütfen yazar mısınız?paylaşırsanız seviniriz. AÇIKLAMA: Lütfen bakınız www.gidahareketi.org/su/ )

Hatice Kılınçarslan | 16.01.2013 23:35:35 Yaptığınız çalışmalarınızdan dolayı Allah razı olsun. Alkali su arıtma cihazlarını önerir misiniz? Bir sakıncası var mı? (AÇIKLAMA: İşin ehilleri önermiyor!)

Ertugrul Atagün | 06.01.2013 12:18:50 Allah razı olsun. Emeğinize sağlık

Metin DEMİREL | 25.11.2012 19:42:22 Kemal Bey'e bu mükemmel çalışmalarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Gıda ve temizlik sektöründe imalatta bulunmuş birisi olarak, söylenenlerin ne kadar doğru olduğunu görmek çok sevindirici.

FATMA ÇAKIR | 06.10.2012 16:19:04 MERHABA,
Sorduğum soruya cevap alabilmiş değilim.hamidiye suyu alıyorum ama damacana olduğu için zararlı olduğunu düşünmeye başladım..ev fiyatı dediğiniz arıtma cihazları ortalama 1000 tl civarında ne yapalım lütfen cevap verin.mail adresime de cevabı gönderebilirsiniz.Siz hangi suyu hangi yöntemlerle içiyorsunuz.(arıtma cihazı kullanıyorsanız lütfen marka ve modelini yazınız.) (Arıtma cihazı kullanmıyoruz ve kesinlikle kullanmanızı öner miyoruz. Bahsettiğiniz suyu Kadir Tobbaş'ın içtiğinden bile emin değiliz)

FATMA ÇAKIR | 02.10.2012 15:34:21 MERHABA,
G....te bulunan helal sertifikalı ürünleri yakından takip ediyorum mümkün olduğunca almaya çalışıyorum. Akra fm deki bugünkü konuşmanızda damacananın sağlıksız oluşundan bahsettiniz. su arıtma cihazı alsak dahamı iyi yapmış oluruz. lütfen acele cevap veriniz.teşekkür ederim... (BİLGİ NOTU: İyi bir arıtma cihazı bir daire fiyatına satılmakta. Piyasadaki ucuz ve işe yaramaz arıtma cihazlarından elde edilen su saf akü suyu olduğundan ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.)

Selim İLDENİZ | 13.09.2012 01:05:01 Kemal bey sizi tebrik ediyorm. Allah razı olsun.

'Gülen Şeytanlar Tarihi' kitapçılarda
İyi Gıda Kötü Gıda
مكائد أبالسة الطعام Şeytan Ye Diyor'un Arapça baskısı çıktı
Şeytan Çıplak
Hangi Suyu İçmeli?
Ramazan Kitabı
Organ Nakli Hakkında Gizlenen Gerçekler
Yediklerimizin İçinde N(E) Var?
Müslüman'ın Diyeti
Şeytan Ye Diyor - İnsan Ne Yemeli Ne Yememeli?
Deccal Tabakta

2 Nisan 2018 Pazartesi

Kemal Özer TVNet'te 1 Nisan 2018


28 Mart 2018 Çarşamba

Kontv Düzlem'de konuştuk


Moral Fm'de: İyi gıda iyi gelecek

+ Devamı


TVNET Sağlık Raporu'ndayız

+ Devamı


Kontv'de Düzlem programının konuğuyuz

+ Devamı


TV24'de küresel tuzakları konuşuyoruz

+ Devamı


8 Ekim 2018 Ankara KAGEM Konferansı

+ Devamı


İFAM'da gençlerle buluştuk

+ Devamı


Ömer Öztürk Talebe Yurdunda konferans

+ Devamı


Ümraniye'de genç akademi - 2

+ Devamı