Anasayfaİletişim
  • Kemal Özer Kimdir?
  • Makaleler
  • Fotoğraflar
  • Videolar
  • Kitaplar
  • Programlar
Konya’da doğdu. Çeşitli basın yayın kuruluşlarında çalıştı. Bilişim firmalarında yöneticilik yaptı. Halen Yeni Söz Gazetesi’nin Genel yayın Yönetmenliği görevini yürüyor. Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi’nin Başkanı. Yayınlanmış 8 kitabı var. Yeni Söz’de ve çeşitli mecmualarda yazıyor. 2014 FETA ‘Emanet’ ödülüne layık görüldü.

Gülen’den şok ‘rüya’ itirafı

Makaleler1 Mart 2014 Cumartesi

Rüya, Gülen’in ana gıdası olageldi. 1993 yılında, insanların rüyalara itibar etmelerini sağlamak içinde ‘Rüya Tabirleri Ansiklopedisi’ adlı bir eser hazırlatıp, Zaman’da promosyon olarak dağıtırlar.

2 ciltlik eserin giriş bölümünde, Hz Peygamber (s.a.v.)’i rüyada görme konusunda da bilgi verilerek, kitle zihinsel olarak hazırlanıyor.
 
17 Aralık darbe girişiminde ise rüya sömürüsü iyiden iyiye çığırdan çıktı. Hz Peygamber kirli işlerine alet edildi.
 
Gülen, Herkül.org sitesinde bizzat Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in Türkçe Olimpiyatları’na katıldığını söyledi.
 
Hatta son olaylarla ilgili, Hz Peygamber’in "tweetleri ikiye katlayın" talimatı verdiğini iddia etti.
 
Bazı öğrencileri bu talimata uymadığı gerekçesiyle yurtlardan bile attılar.
 
Şimdi Gülen ile can ciğer kuzu sarması olan Ali Bulaç, 11 Şubat 1991’de Vahdet gazetesinde yazdığı “Ağlayan ve ağlatan hoca” başlıklı yazısında şöyle diyordu:
 
Bu artistlere taş çıkartacak profesyonellikle ağlayarak ve ağlatarak, Rasülullah (s.a.v.) adına saçma sapan rüyalar uyduruyor.”
 
Yazısını “adamlar birilerini besliyorlarsa, bunun bir bedeli vardır. Şimdi bu bedeli ödemelerinin tam zamanıdır” şeklinde sürdüren Bulaç, şimdi hangi bedel uğruna bu saçma sapan rüyaları onaylıyor?
 
Sahi, ne uğruna?
 
Acaba başka bir yayın organı, almakta olduğu on binlerce liradan biraz fazlasını verse, Bulaç bu kez nerede durur sizce?
 
***

Gülen, Müslüman toplumun Hz Peygamber konusundaki hassasiyetini çok iyi bildiği için, avına bir avcı titizliğiyle o damardan yaklaşıyor.
 
Peygamber aşkına’ dendiği zaman nesi varsa feda edecek olan toplumu en zayıf yerinden yakalıyor.
 
Sonra çuvallarla gelen paralar ve saat gibi işleyen gizli planlar.
 
İçi boşaltılarak kiliseye eklemlenmiş bir din ve alınmış bir öç.
 
Bunun içinde sinsi sinsi örülen ölümcül ağ.
 
İşte kendi sitesinden, söyleyeni de, inananı da ateşe taşıyacak iki müptezel örnek:
 
“Meselâ, bir arkadaşınız rüyasında görür ki; Gül-i Rânâ Efendimiz geliyor ve sizin kâkül-ü gülberlerinizden tutarak, alnınızdan öpüyor… öpüyor ve “Ohh... Sizler Cennet kokuyorsunuz” diyor. Siz “Bu iltifat da neden ya Rasûlallah?” diyorsunuz; O da, “Tam gönlüme göre hizmet ediyorsunuz; adımı dört bir yana duyuruyorsunuz” buyuruyor.
 
Bir başka arkadaşınız, âlem-i menâmda O’na mülâkî olunca, “Ya Rasûlallah, üç-beş kişi Senin adına bir yerde toplansa, oraya mutlaka Ashâb-ı Kirâm’dan birini gönderirmişsin, bu doğru mu?” diyor. Gönüllerin Efendisi, bu soruyu tebessümle karşılıyor ve şu cevabı veriyor: “Önceden öyleydi; ama şimdi zaman, âhirzaman. Kardeşlerimin daha çok himmete ihtiyacı var. Artık nerede üç-beş kişi benim adıma bir araya gelirse, onların yanına bizzat ben gidiyor ve ruhâniyetimle aralarında yer alıyorum.”
 
Sonra da bu kepazelikleri “Habîb-i Ekrem hep içinizde, yanınızda, yakınınızda bulunacak ve size müzâhir olacaktır!” cümleleriyle tevil ediyor
 
Taraftarlarının bilinçaltına bu sözlerle saldırıp, büyüleyen Gülen, 2006’da neşrettiği “Ey Nebî-1” isimli şiirinde, Peygamber (s.a.v.)’ın kendisine hiç iltifat etmediğini ve rüyasında hiç görmediğinişu mısralarla itiraf ediyor:
 
Hicranla yandı gönlüm hâlimi sormaz mısın?
Dil ucuyla olsun melâlimi sormaz mısın?
Bilmem ki yoksa, dost vefâsından şüphen mi var..!
Lütfedip bir kere hayâlimi sormaz mısın?
 
Dostlara ülfet yağdı, bize iltifat yok mu?
Kebap oldu sînem âhıma itimat yok mu?
Yüz sürüp izine bekledim bilmem kaç eyyâm.!
Yoksa bende Sen’in sevgine istidat yok mu..?
 
Peygamber’e böyle bir sitem kimin haddine?
 
Bir yanda peygamber adına söylenen yalanlar, diğer yanda riya, kibir, buğz dolu satırlar…
 
İsteyen bu sapkınlıklara inanır, isteyen de inanmaz.
 
Müntesiplerini hipnoz etmeye, daha çok para toplamaya, ya da başka kirli amaçlara yönelik isnatlarla ilgili, Hz Peygamber (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “Kim bile bile bana yalan nispet ederse, cehennemdeki yerini hazırlasın." (Buharî, İlm 38, Ebu Davud, İlm 4/3651)
 
İster meşru, isterse de gayri meşru amaçlara, Peygamber’i alet etmek, ne büyük bedbahtlık!

Mehmet Akif bu hususta şunları yazmış:

Lisân-ı pâk-i Nebî’den yalanlar uyduruyor:
Sıkılmadan da “sevâb işledim” deyip duruyor!
Düşünmedin mi girerken şerîatin kanına?
Cinâyetin kalacak zanneder misin yanına?

Sevâb ümid ediyor ha!
Deyin ki nâmerde: “Sevâbı sen göreceksin huzûr-ı mahşerde!
Tepende gezdirecek ra’d-ı intikamını Hak,
Ki yıldırımları beyninde kaynayıp duracak.

Yakandan inmeyecek dest-i kahrı husrânın…
Nasıl iner ki, önünden kaçıp da nîrânın,
Civâr-ı nûr-ı nübüvvette mültecâ bulsan;
Bu türlü kurtuluş imkânı yok ya…

Kurtulsan;
Şu izdihâmın elinden -ki belki bir milyar Nüfûs-ı hâsiredir- kaçmak ihtimali mi var?

Bugün fesâdına kurban olan zavallıların Vebâli boynuna yüklenmesin mi yoksa, yarın?

Kolay mı ümmeti idlâl edip sefîl etmek?
Kolay mı dîni hurâfât içinde inletmek?
Niçin Kitâb-ı İlâhî’yi pâyimâl ettin?
Niçin şerîati murdâr elinle kirlettin?

facebook.com/kemalozercom
twitter.com/cankemalozer
 
OKUNACAK KİTAPLAR
TAHRİF HAREKETLERİ
Kadir Mısıroğlu
Sebil Yayınları


İsim
Mail
Mesaj
Doğrulama: 4861430
 

esma saray | 10.08.2014 00:44:12 17 aralığa kadar bende olmaz canım, hoca yalan söyler mi, Allah adının anıldığı meclisler doğru yerlerdir diyordum ama Rabbim herkese gerçeği gösterdi çok şükür.

muserref kayar | 12.07.2014 01:28:20 yuregınıze kalemınıze saglık yıllar once başı kapalı protokol uyelerının eslerını baslarını gonderdıgı emırle actırmıstı ben o zaman gercek ınaclı ınsan basını acarmı hangı sbeblede olsa bu ınsan boyle bır ınsano zaman benım ıcın bıtmıstı gelen emırle acıldık dıye herkesın gunahını nasıl cekecek hatta onlar gıbı gorunmek ıcın ıcebılırsınız fetvası gelmıstı fetvaya ınsanlar uydular.

ayşegül | 01.07.2014 13:43:16 selamun aleyküm. kitabınızı almak için sitenizi açmıştım ama çok üzüldüm. sizin uslubunuzun böyle olacağını hiç tahmin etmemiştim. sizi yanlış tanımışım. siz de kendinizi tam tanıtın ki sonradan şaşırmayalım. (Aleykümselam!Görüşünüzü paylaştığınız için teşekkür ederim. Biz buyuz. Kitabımız satılsın diye değişmeyiz. Beğenmeme hakkınıza saygı duyarız. KÖ)

Behiye BALLI | 08.04.2014 19:58:27 Kemal Bey kaleminize sağlık, Müslümanlar kimlerin peşinde hangi oyunlarla sömürülüyor. Yazınızda ismi geçen şahis için yıllardır var olan şüphelerim kalmadı artık. Rabbim bu milletin gözünü ve kalbini açık etsin.

reku | 04.03.2014 13:43:50 bilinçli müslümanlar gerçeğin hep farkındaydı ama yanlış zamanda bunları söylemek cemaat tabanındaki temiz insanlarda ters teperdi. ama islamı yok etmeyi amaçladıklarını kendileri gösterdiği için artık bunları söylemesi daha kolay

gül | 03.03.2014 01:38:03 Kemal bey gulen in bu yaptıkları yeni degildi neden daha önce böyle paylaşımınız olmadı. (AÇIKLAMA: Sanırım siz yeni görmüşsünüz. Ayrıca sözlediğimizde çoğunluk bizi kınıyordu)

ozgur kavrak | 01.03.2014 21:00:34 Yureginize kaleminize saglik. Rabbim ümmete Gören gözler algilayan kalpler nasip eylesin.

'Gülen Şeytanlar Tarihi' kitapçılarda
İyi Gıda Kötü Gıda
Şeytan Ye Diyor'un Arapça baskısı çıktı
Şeytan Çıplak
Hangi Suyu İçmeli?
Ramazan Kitabı
Organ Nakli Hakkında Gizlenen Gerçekler
Yediklerimizin İçinde N(E) Var?
Müslüman'ın Diyeti
Şeytan Ye Diyor - İnsan Ne Yemeli Ne Yememeli?
Deccal Tabakta

2 Nisan 2018 Pazartesi

Kemal Özer TVNet'te 1 Nisan 2018


28 Mart 2018 Çarşamba

Kontv Düzlem'de konuştuk


TVNET Sağlık Raporu'ndayız

+ Devamı


Kontv'de Düzlem programının konuğuyuz

+ Devamı


TV24'de küresel tuzakları konuşuyoruz

+ Devamı


TVNET'te gündemi değerlendiriyoruz

+ Devamı


Ömer Öztürk Talebe Yurdunda konferans

+ Devamı


Ümraniye'de genç akademi - 2

+ Devamı


Ekmek Çalıştayı

+ Devamı


Sağlıkta Ahlak sempozyumu

+ Devamı