Anasayfaİletişim
  • Kemal Özer Kimdir?
  • Makaleler
  • Fotoğraflar
  • Videolar
  • Kitaplar
  • Programlar
Konya’da doğdu. Çeşitli basın yayın kuruluşlarında çalıştı. Bilişim firmalarında yöneticilik yaptı. Halen Yeni Söz Gazetesi’nin Genel yayın Yönetmenliği görevini yürüyor. Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi’nin Başkanı. Yayınlanmış 8 kitabı var. Yeni Söz’de ve çeşitli mecmualarda yazıyor. 2014 FETA ‘Emanet’ ödülüne layık görüldü.

Biz kimiz ve burası nasıl bir ülke?

Makaleler12 Aralık 2012 Çarşamba

Sizce Türkiye nasıl bir ülke? Çok mu zenginledik? İstanbul’umuz New York’a mı benzedi? İyi mi besleniyoruz? Herkes çok mu sağlıklı? Artık tavuklarımız bile altın mı yumurtluyor? Dindarlarımız Karun gibi mi yaşıyor ne? Sahi Türkiye denilince sizin aklınıza ne geliyor?

Fakat benim aklıma; kültüründen, inancından, tarihinden koparılmış…
 
(Tarihi açısından) İdam sehpaları, yargısız infazlar, işkenceler, kan ve gözyaşıyla dolu…
 
Dedesinin yaptığı binadaki kitabeyi/tabelayı okuyamayan veyahut da dedesiyle konuşabilmek için tercüman ihtiyaç duyan insanların yaşadığı…
 
Mono tarım dayatmasıyla bin bir çeşidi yok edip/soykırıma uğratıp birkaç türe mahkûm edilen…
 
Güneşi, rüzgârı, dağları, ırmaklarıyla ünlü, dört mevsimi yaşayabildiği halde kıymetinden bihaber olunan…
 
Canlı yaşamın tek kaynağı tohum konusunda topluma sürekli gerçek dışı bilgilerin verildiği...
 
Tabii tohum ticaretini suç haline getirmiş, buna mukabil tohum ihtiyacının yüzde 11,4’nü İsrail gibi işgalci bir zalimden tedarik eden bir ülke geliyor.
 
Türkiye'nin Tohum İthal Ettiği Ülkeler ve ABD Doları Miktarları
Ülke Adı
 
2009
 
2010
 
2011
 
2011 Pay %
Fransa
22.051.841
22.175.397
26.472.746
14,4
İsrail
12.862.786
20.760.867
21.015.789
11,4
ABD
15.914.176
14.324.831
19.517.163
10,6
Çin
19.152.478
14.616.370
15.627.511
8,5
Ukrayna
20.332.748
20.489.854
10.414.974
5,7
Tayland
7.827.688
8.635.564
8.803.533
4,8
Hollanda
17.890.382
11.485.504
8.801.029
4,8
Şili
6.718.057
6.473.707
8.476.929
4,6
İspanya
6.165.532
4.153.909
8.191.423
4,5
İtalya
3.853.954
4.431.432
7.370.478
4,0
Kaynak: Ekonomi Bakanlığı – tarım ürünleri Daire Başkanlığı Tohumculuk 2012 Sektör Raporu
 
(Önemli bilgi: Tevrat, Kedoşim 19’da “Hayvanını kısır melez [üretme amacıyla] çiftleştirme. Tarlanı kısır melez [ürün elde edecek şekilde] ekme” diye haram kılıyor Yahudi’ye. Görüleceği üzere, Yahudiler bu hükmü yok sayarak, kısır hibrit tohumu hem üretir, hem de bütün dünyaya satar, hatta dayatır.)
 
*  *  *
 
Türkiye 2002’de 2,2 milyar dolar ilaç tüketen bir ülkeydi. 2011’de ise ilaç (kamu ve özel sektör) tüketimimiz 20 milyar doları buldu.
 
75 milyonluk Türkiye’de, 112 milyona yetecek kadar gıda tüketiliyor.
 
‘Ekmek’ diye satılan (12 milyar dolarlık) sentetik maddeye ‘ekmek’ diyeceksek şayet,  bunun da her yıl 4 milyar dolarlık kısmını çöpe atıyoruz.
 
70 milyar TL’lik meyve sebze üretiminin yüzde 50’lik kısmını da çöplerde heba eden bir ülkeyiz biz.
 
Sağlık Bakanına göre, 5 erişkinimizden 3’ü ile 5 çocuğumuzdan 2’si psikiyatrik sorunlar yaşıyor ve büyük bir bölümü ilaca bağımlı.
 
TÜİK’in verilerine göre son 5 yılda evlenenlerin üç de biri boşanmış.
 
Yine TÜİK’in verilerine göre son 4 yılda 27.746 çocuk kaybolmuş. Sadece 2011'de ise 84.916 çocuk suç işlemiş.
 
BM-UNDP’ye göre, Türkiye G-20′de 16. büyüklüğe erişmiş bir ülke. Son 10 yılda bu konuda çok yol almışız. Ama aynı kurum, adil gelir dağılımı ya da insanî gelişme endeksi sıralamasında 92’inci olduğumuzu söylüyor.
 
Ekonomimiz çok büyümüş bu belli. Ama bu büyümeden halk değil; Koç, Sabancı, Şahanek, Doğan, Zorlu, Ülker gibiler nasiplenmiş.
 
Hürriyet’te yer alan habere göre son 10 yıla bakıldığında, Türkiye’de alkol tüketimi azalmamış, tersine yükselmiş. İçilen içki miktarı 2005-2010 arasında 18,3 litreden, 20,5 litreye yükselmiş. 2012 sonu itibariyle daha da yükselecekmiş.
 
Kısaca, içeceklerden salataya pek çok gıdaya da eklenen alkol sayesinde, midesine alkol girmeyen kimsenin kalmadığı Müslüman bir ülkeymiş Türkiye.
 
*  *  *
 
‘MSG’ adlı kanser ve bağımlılık yapıcı katkı maddelerinin, çiğ köfteden simide, çorbadan, sucuğa, kekten ete kadar her yere katılması serbest bir ülkedir burası.
 
İnanmayanın bile iğrendiği domuzun, sabundan şampuana, kozmetikten ilaca, peynirden kremaya, Sağlık Bakanı Akdağ’ın ifadesiyle, çiğköfteye kadar girdiği Müslüman diyarıdır Anadolu.
 
Evli kadın başına 1920’de 5.6, 1930’da 7.1, 1970’de 5.59, 2000’de 2.53 ve 2011’de 1,94’e düşen çocuk sayısıyla bir yüzyıl sonra yok olmaya aday ülkedir bizim memleket.
 
Anne karnında kanser olan, yarıdan fazlası çok yeme hastalığına yakalanmış, bir o kadarı da ömrünü hastanelerde geçirenlerden müteşekkil halkız biz.
 
Bir yanda Maslak’da her bir dairesi milyon milyon dolarla satılan 60-70 katlı binalar yükseltiyoruz, diğer yanda yurttaşının en az yarısının kiracı olduğu ve hâlâ sokakta donanların yaşadığı köklü bir ‘medeniyet’in mensuplarının ülkedir burası.
 
Tefeci, vurguncu, rantiyeci ve dalaverecilerin işadamı sayılıp, liderlerin uçaklarında ülke ülke gezdirildiği, buna mukabil çiftçi olduğu için kimsenin kızını bile vermek istemediği, geldiği ve gideceği topraktan utananların diyarıdır Türkiye.
 
Velhasıl benim ülkem bana barınacak bir ev sağlamak yerine, çipli kimlikler ile her şeyimi fişlemekle meşgul.
 
Büyük büyük adliye saraylarımız, hapishanelerimiz, bankalarımız, hastanelerimiz var bizim.
 
Eskiden içeni iyileştiren ilaçlar şimdilerde içeni bin bir derde duçar etse de, ekmek bulamayınca bedava diye ‘ilaç’ içeriz biz.
 
Köylüye, kentliye, öğrenciye, öğretmene, çocuğa, yaşlıya, çalışana, çalıştırana kısaca herkese kredi kartı kullandırılıyor. Daha dün bankanın gölgesinden geçmekten korkan ancak bugün devlet eliyle çağdaş, modern tefeci bankaların kucağına itilmiş insanların ülkesi burası.
 
Şimdi Başbakanımıza seslenmek istiyorum ve diyorum ki: Muhterem Başbakanım! 10 yılda çok iş yaptınız. Bu sayede farklı bir ülke olduk. Herkes bu ülkeyi alkışlıyor. Hepsine eyvallah! Peki, bizi alkışlayanlar dost mu düşman mı? Alkışladıkları her halimiz, alkışı hak ediyor mu?
 
Sayın Başbakanım! 19 Ekim 2010 günü 3 dönemdir görev verdiğiniz Bakanınıza, grup kürsüsünden “Hayvancılığa bu kadar destek veriyoruz. Niye üretim artmıyor? Ayrıca bu dağıttığın tablodaki rakamlar çelişkilerle dolu. Ben, matematik bilgimi mi unuttum diye düşündüm. Böyle tablo mu olur? Bu bilgiler vatandaşın kafasını daha da karıştırır. Doğru dürüst bilgilendirme yapalım” cümlelerini siz kurmuştunuz. Gördüğünüz gibi sizin gözünüzü bile boyamaya kalkanlar, millete neler yapmaz/yapmadı ki?
 
Size hep kendilerini başarılı gösterecek veri(!) ve tablolar verenlerden siz ve ülke kurtulmadan, bu girdaptan kurtulmanın mümkün olmadığını bizden daha iyi biliyorsunuz.
 
Biz bu gerçekleri söyleyince “Hergün ekranlardan dinlediğimiz ve her gün büyük büyük tablolar açıklayan Başbakan bunları bilmiyor mu?” diye soruyorlar. Biliyor musunuz, bilmiyor musunuz, bilmiyorum ama bildiğim, her şeyin ekonomik büyüklükle izah edilemeyeceğidir.
 
Ben bir şey daha biliyorum. Bu şekilde yazıp çizdiğim için 1,5 yıldır kimse bana iş vermiyor. Sanıyorlar ki böyle yaparlarsa bizi susturacaklar ve size yaranacaklar. Onlar rızkı verenin Allah olduğunu unutmuşlar. Biz, bunları sizi eleştirmek için değil, hakikati yalnızca hakikati dile getirmek ve dolayısıyla size yardım için söylüyoruz.
 
Sizden çok büyük beklentimiz olsa da, modern devletten hiçbir beklentimiz yok. Çünkü modern devlet, insanı değil ekonomiyi düşünür.
 
Bir siyasetçi olarak bu yazdıklarım kulağınıza giderse, bana kızmakta hakkı âliniz var. Nasıl ki siz, bir Başbakan olarak Dicle kıyısındaki kurdun kaptığı koyunun hesabından sorumlu iseniz, bende nefsimden ve bildiklerimden sorumluyum. Benimde bunu yazmaya hakkım olsa gerek!
 
Aslında eleştirimiz size değil, bizi yetiştirip, parayı, makamı bulunca davalarından dönerek; sessizleşen, materyalistleşmiş ‘Müslüman ağabeylere!’
 
12 Eylül öncesi bize marşlar öğretip, slogan attıran, geceleri duvarları boyattıran, günümüzün marka Müslüman’ı ağabeylere!
 
Selam ve dua ile
 
12/12/12

facebook.com/kemalozercom
twitter.com/cankemalozer



İsim
Mail
Mesaj
Doğrulama: 9380279
 

Turan | 07.08.2014 17:31:25 Abi helal olsun. Kafamdaki 'Acaba Türkiye nasıl bir ülke' sorusuna kafama en iyi oturan cevabı vermişsin. Eline sağlık. Allah'a emanet.

er-kan | 25.07.2013 00:39:09 elinize sağlık kemal bey. bunların hepsi olacak Allah celle celalühü taktir ettiği herşey zamanı geldikçe gerçekleşiyor. şeytan ve firvunlar boş durmuyor. dine saldırı her koldan helal haram karıştı temiz pis karıştı. açık bir gözle sadece gazete manşetlerini takip eden bile her konudaki fitne ve fesadı görebilir ama milleti uyutma proğremları sayesinde ayakta uyuyan ve bana ne bunlardan diyen bir toplum yetişiyor. öyle bir zamandayız ki modacıların müslümanları sıçan deliğinden farkı olmayan kalıplara girdirdiği ve güzel peygamberimizin her işaret ettiği şeyin apaçık gerçekleştiği zamanda fitneden korunmanın tek yolu sünnnete sımsıkı sarılamak. yetkililerin söylediği her kelimenin altında mutlaka küresel güçlerin planlarından ve gelecek yıllardaki planlarından izler çıkıyor. milli eğitim politikalarıyla kafası karışan öğrenci ve aileler. her hafta bir sınav. yarış atı yetiştirircesine a b c d şıklarından başka birşey bilmeyen öğrenci bütün aileler sınavla yat sınavla kalk. kpss. lys. kpds. sbs. ve birsürü (s) sürekli sistem değişiklikleri ve kesintisiz eğitim bahaneleriyle hem başı boş, hem içi boş bir gençlik milli eğitim bitti sadece dershane ve özel okullar özendiriliyor. hemde asıl hedef olan köyler boşaltılıyor. bu planın bir sinyalinide diyanet işleri bşk. veriyor halkın %75 şehirlerde imamların %25 şehirlerde diye köylerden imamlarda çekilmeye başladı çoğu köyde cuma namazının şartları kayboldu ama hala yetkisiz imamlarca cuma kıldırılıyor. tapu ile ilgili kanunlarda her aileden sadece bir kişiyi köyde bırakacak şekilde çıkıyor miras hukukunda kayboldu. büyükşehir yasaları ile zavallı köylü çit bile yapamayacak hale geldi terör ve yaylacıları yerleşik hayata geçirme yasaları ile koyun ve keçiciler şehirdeki apartman dairelerine haps edilirken küçük baş hayvancılığın sonu geliyor ve aile bakanlığından yardım alanlar kervanına katılıyor. köylerdeki meralar ve ortak kullanım alanları satılarak hayvancılık bitiyor. kendi kendine yeten üreten o güzel köyerde geriye kalanlarda her şeyini şehirlerdeki tüm dünyaya yayılmış petrol, ilaç, tohum ve bankacıların kucağına düşerken yumurtasını bile kendi üretemez hale geldi heline haramı çoktan karıştşıdı. tamamen bozulmuş nesiller başka yasalarlada destekleniyor babasına bile parayla bakan sırf üç kuruş için nikahını bozan aileler. üç gün bile sigortası olanı emekli etme bahanesiyle onlarıda banka kredisinden nasiplendiren ve ilaç mahkümları haline gelmiş zavallı emekliler her hastaneye gidenin ömrünün sonuna kadar kullanacağı ilaçlarla eve döndüğü ve eski bakanımıza ödül veren avrupa firması tarafından altyapısısı hazırlanan sistemle her vatandaşın en ince ve mahremi belkide genetiği bilgisayar ortamında küresel mafyalara açılırken özel hastane müşterisi 70 milyon haline getirildik. bu altyapının devamında gsm şirketleri devreye girdi tüm sağlık ve genetik bilğilerimizi depolamaya. zaman kötü düzene değil sünnete uyan müslümanlar yetişmezse sadece kulakdan duyama hurafeci ve sosyal medya paylaşımıyla sevap kazanmaya çalışan gençlik sadace sınav için dua isteyen aileler. din, erdem ve ahlakın maaş kartı kadar değeri kalmadığı zaman. selamlar

Ersin Aksit | 15.02.2013 18:26:15 Kemal bey ben ve ailem buyuk bir sehirde yasıyoruz burda dogduk sehrin bakir bir semtinde buyuduk bircok kimseye simdi nasip olayan agacından meyva kopardık yedik cesmesine agzımızı dayadık suyunu ictik tozunu topragını yuttuk ve buyuduk cocuklarımız oldu Allah bagıslarsa ama onları agaclara cıkaramadık suyundan iciremedik tozunu yutturduk ama ekzoz ve salınım gazlarını yutturduk benim bir koyum yok hep bunun ozlemini icimde cekmiismdir neden koyler bosaltılıp hızlı bir sekilde sehirlere insanları goce zorluyorlar buyuk tuketim toplumları kuruyorlar birileri cıkıp ev alın araba alın bankalar borc veriyor ve herkesi kendi icinde ac gozluce rekabete sokup borclandırıyorlar peki borclandıgımız bankalar kimlerin hani kurtulus savasında kanlarıyla suladıgı bu mubarek toraklar borclarımız karsılıgı kan dokmeden elımızden yavas yavas alınacakmı?

nermin | 12.02.2013 01:16:12 kemal Bey, tarım bakanlığında çalışan biri olarak söylediklerinize samimiyetimle katılıyorum, sanki düşüncelerimi okumuş da yazmışsınız gibi hissettim, köyleri boşaltalım entegre tarıma geçelim derken insanları doğal üretimden uzaklaştırıp, tamamen kimyasal üretimden elde edilen gıdalarla şehirlerde zehirliyoruz. oysa hiç değilse köyünde kendi karnını doyuran sağlıklı bir nesil vardı. onu da bitiriyoruz ve bunu da başarı olarak gösteriyoruz. Avrupa da 90 çalışandan biri çiftçi imiş biz de öyle olacakmışız, biz de dört çalışandan biri çiftçi imiş yani bu mudur köylüyü şehire taşı, aç açıkta bırak sonrada gelişiyoruz diye övün (Çok güzel özetlemişsiniz. Sizin gibi vicdan sahibi görgülü insanlar oralarda olduğu sürece bu kötü gidiş mutlaka ama mutlaka bitecek. Ama hepbirlikte çalışacağız bir yerinden tutacağız inşaallah.

yusuf | 27.12.2012 12:18:29 içinizdeki en demokratik adamı bir tahta ya da makama çıkarın hemen inmezse hainleşecektir. gavurun ekmegini yiyen gavurun kılıcını sallar

HASAN_A | 18.12.2012 00:30:47 Ağzınıza sağlık Kemal bey. Siz her daim doğruları söylemeye devam ediniz. Fildişi kulelerdekiler de kulaklarını hoşlarına gitmeyecek bu sorunlara bir gün açmak zorunda kalacaklar. Geç olmadan inşallah.

NAMIK | 13.12.2012 21:23:11 ALLAH RAZI OLSUN.. DOĞRULARI NE PAHASINA OLURSA OLSUN SÖYLEYENLERDEN OLACAĞIZ İNŞALLAH.. BU ARADA 3 DÖNEMDİR BAKANLIĞI HİÇ DEĞİŞMEYEN MEHDİ EKER'İ SAYIN BAŞBAKANIMIZ ÇOK BAŞARILI MI BULUYOR? YOKSA ONUN DA MÜDAHALE ETMEK İSTEMEDİĞİ BİR DURUM MU VAR? BUNLARI SAYIN BAŞBAKANIMIZA LÜTFEN SORAR MISINIZ? ALLAH'A EMANET OLUN KEMAL BEY..

Nesrin | 13.12.2012 12:15:15 Kemal Bey,
12.12.12 ye yakışan bir yazı , süperdi... Allah yolunuzu açık etsin..

fatmagül | 13.12.2012 02:22:51 Kemal bey içinde bulunduğumuz tüm çarpıklığı çok güzel ve çok net özetlemişsiniz, yüreğinize sağlık. İnsanın ve insanlığın bir değer olduğu unutturulan ülkemizde az da olsa, sizin gibi kalbinde ve beyninde İSLAM ve İMAN NURU sönmeyen değerlerin varolması en büyük tesellimizdir. ALLAH C.C. rızkınızı bol, yolunuzu açık etsin İNŞA'ALLAH. (İlginize teşekkür ederim)

'Gülen Şeytanlar Tarihi' kitapçılarda
İyi Gıda Kötü Gıda
مكائد أبالسة الطعام Şeytan Ye Diyor'un Arapça baskısı çıktı
Şeytan Çıplak
Hangi Suyu İçmeli?
Ramazan Kitabı
Organ Nakli Hakkında Gizlenen Gerçekler
Yediklerimizin İçinde N(E) Var?
Müslüman'ın Diyeti
Şeytan Ye Diyor - İnsan Ne Yemeli Ne Yememeli?
Deccal Tabakta

2 Nisan 2018 Pazartesi

Kemal Özer TVNet'te 1 Nisan 2018


28 Mart 2018 Çarşamba

Kontv Düzlem'de konuştuk


Moral Fm'de: İyi gıda iyi gelecek

+ Devamı


TVNET Sağlık Raporu'ndayız

+ Devamı


Kontv'de Düzlem programının konuğuyuz

+ Devamı


TV24'de küresel tuzakları konuşuyoruz

+ Devamı


8 Ekim 2018 Ankara KAGEM Konferansı

+ Devamı


İFAM'da gençlerle buluştuk

+ Devamı


Ömer Öztürk Talebe Yurdunda konferans

+ Devamı


Ümraniye'de genç akademi - 2

+ Devamı